Pir Sultan Abdal, idam edileceği dar ağacına doğru yürümeye başlar
Hızır Paşa emir verir:
"Herkes Pir Sultan'ı taşlasın, taş atmayanın boynu uçurulacak bilsin." diye
Uğruna mücadele ettiği halk
Pir Sultan'ı taşlamaya başlar
Taşlar Pir Sultan'a kadar gelmekte, ama ona değmeden yere
düşmektedir
Pir sultan'nın musahibi (can yoldaşı) Ali Baba, taş atmasa da
Can korkusundan Pir'e bir gül atar
Gül Pir sultan'a değer ve yaralar
Al kanlar akar Pir'in bedeninden
Can dostunun bu hareketinden incinen Pir sultan'ın dudaklarından şu nefes dökülür
Şu kanlı zalımın ettiği işler,
Garip bülbül gibi zaralar beni.
Yağmur gibi yağar başıma taşlar,
İllede dostun bir fiskesi yaralar beni.
Dar günümde dost düşmanım belli oldu.
Bir derdim var idi, şimdi elli oldu.
Ecel fermanı boymuna takıldı.
Gerek asa, gerek vuralar beni.
Pir Sultan Abdal'ım can göğe ağmaz.
Haktan emr olmazsa rahmet yağmaz.
Şu ellerin taşı hiç bana değmez.
İlle dostun bir tek gülü yaralar beni... !










