Onu ve kardeşi Remus'u sütü ile doyuran o anaç kurt olmasaydı eğer, bu hikaye ve efsane hiç anlatılamayaktı muhakkak. Romulus ve Remus o efsaneye göre dişi kurt tarafından sütü ile emzirildi ve yetişkinliğe böylece erişebildi, o ikisi olmasaydı da, Roma hiç kurulmamış olacaktı, ama bir şehir kurmanın ne kadar meşakkatlı bir iş olduğunu henüz bilmiyordu kimse, eğer nüfusunun yeterli değilse. Romulus Palatin'de, Roma'nın kurulduğu yedi tepeden ilkinde, ilk yerleşimi kurar ve kentine ne kadar yoksul, kaçkın, evsiz ve barksız varsa davet eder, Roma'nın ilk halkını oluşturmalı için. Hepsi Romulu sayesinde şehirli olmuşlardır, kanun ve yasa ne, onu görmüşlerdi ilk kez. En yaşlı yüz Roma'lıdan da bir heyet kurup, ilk kanun yapıcı Senato'yu oluşturmuştu. Tarım ve ticaret yaparak, belirli bir refaha da ulaşmışlardı. Ama bir eksik vardı, henüz giderilmesi beceremedikleri, kadınları yoktu, eş, sevgili, ana ve yeni nesil Roma'lıları doğuracak.
Bu durum tespiti sonucunda, Romulus komşu halklara ve şehirlere birer elçi gönderir, evlenecek yaşta genç kadın bulup Roma'ya getirmeleri için.Ancak elçileri küçük görülüp dalga geçilecekti, hakir görülecekti.Kim kızını gelin olarak soysuz sopsuz, zamane dışlanmışlardan oluşan bir Roma'lıya vermek isteyecekti ki. Aynı zamanda da, bu yeni yeni serpilen ve bir güç haline gelen Roma'dan çekiniyorlardı , kendilerine rakip olacak diye.
Romulus bu aşağılamayı elbette çok dert etti kendine, üzüldü, bütün Roma halkının kaderi ve geleceği onun elindeydi zira.
Onun için bir plan oluşturur ve eyleme geçer. Deniz tanrısı Neptün adına bir kutlama töreni düzenleyecekti, tüm komşu halkları davet edecekti, bu yeni şehri görsünler, gıpta etsinler, hayran kalsınlar diye, yedi tepede kurulmuş Roma'yı. Öyle de olur, akın akın gelir komşu halklar bu kutlamaya, ağırlıklı olarak da Sabine halkı gelir.Kadını erkeği ile, yaşlısı ve genci ile, yanlarında elbette genç ve güzel kızları da vardır. Günlerce Roma'da etkinliklere katılırlar, eğlenirler, çarşısını gezerler Roma'nın.Ertesi gün kurulan pazara da büyük bir rağbet vardır, hepsi orada, Roma'nın kıymetli ürünlerine hayran havran dolaşırken, birden teneke üfleme aletlerinden oluşan bir heyet, o her şeyi değiştirecek sinyali verir, pazarın dört bir yanından aynı anda, herkesin duyabileceği şekilde.
Ne kadar genç ve orta yaşlarda erkek varsa, gizledikleri kılıçlarını sallayıp, saldırırlar pazarı gezen misafir kadınlara, artık hangisi kimin yanındaysa, kaparlar, kaçırırlar kadınları ve genç kızları, evlerine sürüklerler, kapatırlar.Bağrış çağırışlarına aldırış etmezler. Amaçları araçlarını kutsayacaktır muhakkak, onlar yeni nesil Roma'lıların annesi olacak olan kadınlardı, Neptün aşkına. Eşler ve babalar çaresiz kalmışlardı, fergan figan ettilerse de, canları daha kıymetli olsa gerek, karılarını ve kızlarını bırakıp şehirden kaçmak zorunda kaldılar. Kime de belki kılıç ile şehir duvarları dışına kadar kovalanmıştı.
Ama misafirlik hakları ayaklar altına alınmıştı bir kere Sabine halkının. Roma'lıların yanına bırakamazlardı bu aşağılamayı, kadınlarını ve kızlarını da. Güçlerini topladılar, yeni müttefik silah arkadaşları bulup Roma'yı dize getirmek üzere planlar yapıldı, silahlar edinildi ve dayanıldı bir gün Roma şehir duvarlarına, Sabine'li kadınları ve kızları ve de kendi onurlarını kurtarmak için. Roma'lı erkekler de bu yeni edindikleri mutluluklarını savunmaya kararlıydılar, şehir duvarları dışında dikildiler Sabine'li erkeklerin karşısına, kimi belki eşlerinin babası, belki de kardeş, kuzeni idi. Önce düşmanca süzdüler bir birilerini, saldırı sinyali hangi taraftan gelmişti önce, bilinmez artı, ama bir birilerinin üstlerini doğru koşmaya, saldırmaya başladılar.
O an beklenmedik bir şey oldu, kaçırılan kızlar ve kadınlar daldı savaş alanına, her iki düşmanın arasına ve çarpışmanın ortasına attılar kendilerini, 'Durun, yapmayın' diye haykırarak. 'Çarpışmanız ve bir birinizi öldürmeniz halinde, bizi ya yetim, ya da sevdiğimizden yoksun kılacaksınız' diye vicdanlara hitap ettiler. Sessizlik oluştu birden bire, kimse saldırıyı sürdürme niyetinde değildi artık. Bu basit gerçeği göstermişti onlara ya karıları, ya da kız kardeşleri veya kendi kızları. Her iki grup indirir silahları ve sarılır bir birine, sulh hakim olur her iki tarafa. Artık yeni nesiller Roma'lı oldukları kadar, Sabine'li de olarak doğacaktı.
Derleyen Asım Bilge Kapıcı










