Mete Han tahta çıktığı dönemde Moğol Tunghular en güçlü dönemlerini yaşıyorlardı. Mete'ye bir elçi gönderdiler. Tu-man'ın sahip olduğu ve bin mil koşan atının kendilerine verilmesini istediler .
Mete , devletin ileri gelenlerini çağırdı. Devletin ileri gelenleri şöyle dediler :
Bin mil koşabilen at , Hunların değerli bir atıdır. Bu sebeple at , Tunghulara verilemez. Bunun üzerine Mete şöyle dedi :
-Ne ! Bir atı komşu devletten , nasıl daha üstün tutabiliriz ? Bundan sonra da bin mil koşabilen atı Tunghulara verdi.
Bunun üzerine Tunghular gurur ve küstahlığı , daha da arttı.Hunlar ile Tunghular arasında , otsuz ve terkedilmiş bir bölge vardı. Tunghular Mete'ye elçi gönderip şöyle dediler :
- Bu terkedilmiş bölge , Hunlar ile bizim sınırlarında ki ordu dışında kalmaktadır. Hunlar da buraya kadar gidemiyorlar. Biz burasını sizden istiyoruz.
Mete yine Devlet büyüklerini toplayarak onlara sordu. Devlet büyüklerinden bazıları şöyle dediler :
- Bu terkedilmiş , araziyi vermenin de vermemenin de hiç bir değeri yoktur. Bunun üzerine Mete çok kızdı ve şöyle dedi :
-Toprak ! devletin temeli ve köküdür. Biz burasını onlara nasıl hediye edelim dedi ve burasını Tunghulara verelim diyenlerin hepsini cezalandırdı.
Büyük Hun İmparatorluğu Tarihi 1 , s.222-223
Prof.Dr. İbrahim KAFESOĞLU










