Bir zamanlar, yoksul adamın biri, bir yılanla dost olmuş.

Bir zamanlar, yoksul adamın biri, bir yılanla dost olmuş.

HİKAYE

Bir zamanlar, yoksul adamın biri, bir yılanla dost olmuş. Adam ne zaman başı sıkışsa, darda kalsa, yılanın kuyusunun başına gidermiş. Orada bekler; yılan da kuyudan çıkıp adama bir altın lira verirmiş. Bu hep böyle uzun süre devam etmiş.
Derken günlerden bir gün adam hastalanmış. Yataktan kalkamaz olmuş. Sonra oğlunu çağırmış. Oğluna demiş ki: "Filanca yerde bulunan kuyuya git. Kuyunun başında bekle, oradan bir yılan çıkacak. O yılandan korkma dosttur o yılan. Yılan sana bir altın lira verecek. Onu alır gelirsin" demiş.
Neyse çocuk gitmiş kuyunun başına, beklemiş. Yılan gerçekten çıkmış ve yere bir altın lira bırakmış. Çocuğun aklından şeytanlık geçecek ya, kafasında kurgulamaya başlamış: "Demek ki kuyu altın dolu! Ben bu yılanı öldürürsem; kuyudaki altınları çıkarır zengin olurum" demiş. Ve yerden hemen bir taş almış. Taşı yılana fırlatmış. Yılanın kuyruğu kopmuş. Tabi yılan da can havliyle çocuğun üstüne atlayıp ısırmış. Çocuk ta zehirlenip oracıkta ölmüş!

Aradan zaman geçmiş. Derken adam iyileşmiş. Adam aslında bilge imiş. Ve olayın iç yüzünü de bilmekteymiş. Bir süre sonra kuyunun yanına gitmiş.Sonra yılan da çıkmış. Adam yılana bakmış, bakmış, bakmış ve demiş ki: "Yılan kardeş, bizim çocuk bir densizlik yapmış ve cezasını da bulmuş. Ama biz dosttuk ve yine dost kalabiliriz" demiş.
Ama yılan bu teklife yanaşmamış. "Yok, yok bu imkansız!.. Sende bu evlat acısı, bendeyse bu kuyruk acısı olduktan sonra artık biz dost olamayız" diye cevap vermiş...

-Alıntı-

DİĞER HABERLER