DAVUL FIRINSIZ EV KALMASIN !

DAVUL FIRINSIZ EV KALMASIN !

DAVUL FIRINSIZ EV KALMASIN !
DAVUL FIRINSIZ EV KALMASIN ! Menekşe Yalçın

Sene 1950 yer İstanbul Laleli,  yeşil şifon başörtüsünü başına saran, yaşlı kadın siyah astragan kürkünü sırtına giydi, eline siyah deri el çantasını aldı bileğine taktı, hacı yağını hafifçe kulak arkalarına ve el bileklerine dokundurdu. Evden çıkarken kapısını kilitledi. Tramvay İle Çapa'ya kadar geldi, duraktan beş dakika kadar yürüdü, Şehremini büyük saray meydanına geldi. Etrafına baktı, tüm binalar birbirine benziyordu. Ahşap İstanbul evleri bahçe içinde koyu kahverengi eski yüzleri İle zamana dayanmaya çalışıyordu. 
Semtin bakkalına doğdu yürüdü ve  mahalledeki bekar kızların adını ve ev numaralarını öğrendi. Bir ahbabı burada bir genç kızı oğluna önermişti fakat açık adres yoktu.
Bakkal bildiği tüm kızların adını ve adresini verirken kendi yeğeninin bekar olduğunu hatırladı ve eğer görücü gittiği kızı beğenmezse kendi yeğenine de götürebileceğini söyledi.
 Yaşlı kadın güzel bir İstanbul Türkçesi ile konuşuyordu, giysileri varsıl olduğunu gösteriyordu. Oğlunun da hekim olduğunu söylüyordu. Kısaca iyi bir kısmetti.
Yaşlı kadın bakkalın verdiği isimleri küçük not defterine kayıt etti. Önce en gösterişli eve gitti ve kapıyı çaldı, Şehremini mahallesinde yaşayan zengin bir kadının adını verdi onun dostu olduğunu ve kızlarını onun önerdiğini söyledi. Ev sahibi,  kız annesi kadın tatlı bir telaşla varsıl görünümlü görücüyü misafir odasına aldı. Elinden gelen, evinde ne varsa  ikramlarda bulundu. Kızı evde yoktu iki gün sonra için sözleştiler. 
Yaşlı varsıl kadın, iki gün sonra öğlen saatlerinde  geldi. Davul fırında pişen kıymalı böreği, pastane tatlısını iştahla yedi. Oğlu Avrupa'da hekimdi ve annesine evlenmek için kız bakmasını söylemişti. Anne oğlu dönünceye kadar kız bakacak ve sonra oğlu ile birlikte geleceklerdi.
O sonbaharda  varsıl görünümlü kadın tüm bekar kızların evini dolaştı. Aynı eve Birkaç kez giderek samimiyeti ilerletti. O davul fırın kimin evinde misafir varsa komşular arasında dolaştı. Kız anneleri ellerinden gelenin en iyisini ikram ettiler ve yaşlı misafiri hoş tuttular. Kadın evlerine girip çıktıkça onunla akraba gibi oldular.
Varsıl kadın davul fırında pişen böreğe bayıldığını ve artık her evde bir davul fırın olması gerektiğini söylüyordu. Kızların anneleri hem kendilerine hemde kızlarına davul fırın alıp çeyize koydular. O sıralarda bu fırın bayağı bir moda oldu.
Yaşlı kadın oğlundan bahsediyor ve onun olduğunu söylediği resmi gösteriyordu. Kızlar neredeyse  fotoğraftan gördükleri yakışıklı adama aşık oluyorlardı. Oğlu çok yakışıklı görünüyordu.
Kış geldi geçti bitti yaşlı kadın bir daha gelmedi. İki sene sonra Bakırköy'de bir evde karşılaştı Şehremini de yaşayan kadınlardan birisi o varsıl kadınla.
 Onu uzak bir akrabanın evinde kız bakarken görünce bozuldu kadın. Az mı davul fırında börekler pişirip yedirmiş artanı paket yapıp çok beğendi diye eline vermişti. 
Varsıl kadın onu tanıyınca bozuntuya vermedi. Kızları beğenmediğini ve kız bakmaya devam ettiğini söyledi. Bir sonbahar da Bakırköy'de kızların evinde kendini ağırlattı.
Aradan üç sene geçti aynı kadını aynı niyetle Üsküdar'da görünce bu işte bir iş olduğunu düşündüler. İçlerinden cevval olan bir kadın yaşlı kadını takip etti ve onun akşam karanlığında Laleli'de ahşap bir eve girdiğini gördü. Semtin bakkalına onun hakkında sorular sordu. Öğrendikleri karşısında şaşkına döndü.
Yaşlı kadının eşi seneler önce vefat etmişti ve hiç oğlu yoktu. Can sıkıntısından kendisine böyle bir oğul icat etmiş ve kız annelerine senelerce kendisini ağırlatmıştı.
Kız anneleri toplanıp bir sabah yaşlı kadına baskına geldiler. Hiç şaşırmadı onları görünce, oğlunun yurt dışında evlenip orada kaldığını söyledi. Bakkalın yalan söylediğini ve kendisini çekemediğini de ilave etti.
Kız anneleri ellerine hiçbir şey geçmeden yaşlı kadının evinden ayrıldılar. Sonradan öğrendiklerine göre yaşlı kadının davul fırın pazarladığı ve her gittiği eve Karaköy'deki bir satıcının adını verip davul fırın aldırtıp komisyon aldığını da duydular. Yaşlı kadın sayesinde her eve davul fırın alınmıştı.
Gerçekte ise yaşlı kadının oğlu yoktu, kocasından kalan davul fırın satan bir dükkanı vardı. Kendisi ilk evden eve pazarlama yöntemini farklı bir şekilde gerçekleştirmiş kendince  başarılı  bir iş kadınıydı..        
Nejla BILGIN

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gerçek Bir Hikaye!
Gerçek Bir Hikaye!
OĞLUNDAN BABAYA MEKTUP
OĞLUNDAN BABAYA MEKTUP "CANDAŞ YALÇIN TALİPOĞLU "