ÇILGIN TAKSİCİ

ÇILGIN TAKSİCİ
ÇILGIN TAKSİCİ Handan Taşgın

Yaşlı bir aile dostumuzu Çapa Hastanesi'nde ziyaret etmek için yola çıktım. Trafik sıkışıklığı ve park sorunu nedeniyle taksi ile gitmeye karar verdim. Önümden birkaç boş taksi hızla geçti. Sonunda birini durdurabildim. Ama taksi öylesine tehlikeli bir frenle durdu ki, çok şaşırdım. Sonra yaklaşıp kapıyı açtım. Tam içeri giriyordum ki, şofor öfkeli bir sesle:
"Kapıyı yavaş kapa!" dedi.
Usulca kapıyı kapadım. Taksiye bile binsem ben hep şoförün yanında otururum. Yine öyle yaptım. Taksi ani ama hızlı bir hareketle kalktı, bir arabayı tehlikeli bir şekilde sollayıp yola çıktık.
Yine şoforun sert sesini duydum:
"Kemerini bağla!
Zaten bağlayacaktım. Aceleyle denileni yaptım. Şoför, taksiyi çok tehlikeli ve hızlı kullanıyordu. Sanki birilerine çok kızınış da öfkesini hem kendi arabasından, hem diğer arabalardan hem de benden çıkarmaya çalışıyordu. Yüzüme bile bakımıyordu. Yine çok sert bir sesle emir verdi:
"Sakın arabamda sigara içme!"
Başüstüne, dedim...
Yol uzadıkça şoför biraz sakinleşti. Şimdi arabayı daha dikkatli kullanıyordu.Bunu fırsat bilip yüzüne baktım. Orta yaşta, iyi bir adama benziyordu. Ama çok dertli görünüyordu. Beş on dakika öylece gittik. Bir an içini çekti:
"Bu dünyada yaşanmaz!" dedi.
Sesi çaresiz ve kederliydi. Birkaç dakika sonra yeniden "Bu dünyada yaşanmaz arkadaş!" diye tekrarladı...
"Hayrola, birşey mi oldu?" diye sordum.
Sanki bunu bekliyormuş gibi başladı içini dökmeye... İki çocuğu varmış, onları okutmak için canı çıkıyormuş, büyük oğlunu evlendirmiş. Ama onun da derdi bitmemiş. İki gün önce bir olay olmuş, haklı oldukları halde "rüşvet" verip kurtarmış oğlunu. Bu sabah da kendisi rüşvet vermek zorunda kalmış. Üstelik karısı da hastaymış... Şoför bunları anlatıyor, anlattıkça öfkeleniyor, öfkelendikçe arabaları solluyor, kendisine yol vermeyenlere bakıp homurdanıyor, arasıra da: "Bu rezil dünyada yaşanmaz! Kimsenin kimseye saygısı kalmamış" diyerek iç çekiyordu.
Hastaneye geldiğimizde o kızgınlıkla ters yola girdi. Birden önümüze özel bir araba çıktı. İçinde genç bir adam vardı. İşte şimdi kıyamet kopacak! diye düşünüyordum ki, özel arabadaki genç adam, içtenlikle gülümsedi, geri çekilerek bize yol verdi. Benim öfkeli şoför bir an şaşırdı. Belli ki böyle bir hareket beklemiyordu. Yavaşça hareket etti. Arabanın yanından geçerken bize yol veren genç adam, yeniden güzel güzel gülümseyerek şoföre selam verdi. Şoförün yüzünde garip bir ifade belirmişti. Kapı önünde durdu. Tam inecektim ki, elimi tuttu:
"Gördün mü? dedi. "Bize yol verdi... Gülümsedi...Selam verdi..."
Yüzünde tarifsiz bir mutluluk vardı. Gözleri yaşlanmıştı. Belli ki birşey söylesem oracıkta ağlayacaktı. Sesi titriyordu, ama huzur içindeydi.
"Demek ki, dünyada böyle iyi insanlar da varmış" dedi. "Bize yol verdi, yol.. Hem de gülümsedi... Selam bile verdi"
Kendisine dünyalar verilmiş bir çocuk gibi sevinçliydi... Bana göstermekten sakınarak yanağına inen bir damla gözyaşını sildi.
"Çok yanılmışım ben! Bu dünya yaşanmaya değer,bu dünya hala güzel" dedi.
Bir güleryüz, bir selam, tarifsiz, çaresiz ve kederli bir insanı öylesine mutlu etmişti ki, dünyayı güzelleştirmiş, onu hayata bağlamıştı. Siz de gülümseyin, selam verin, hal hatır sorun... Göreceksiniz ki, insanları mutlu edeceksiniz, her selam verip gülümsediğiniz insanı kazanacaksınız. İnsanları mutlu ettikçe siz de mutlu olacaksınız!
Alıntı

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
HERKESİN EVİNDE KOVİD-19 AŞISI VARDIR. HERKES BUNU BİLMELİ ÇOK ÖNEMLİ!
HERKESİN EVİNDE KOVİD-19 AŞISI VARDIR. HERKES BUNU BİLMELİ ÇOK ÖNEMLİ!
OKULLARDA SON DURUM. EĞİTİM ÖĞRETİM BÖYLE BAŞLAYACAK.
OKULLARDA SON DURUM. EĞİTİM ÖĞRETİM BÖYLE BAŞLAYACAK.