Bu hikayeyi anlatmadan önce Yaşar kemali tanıtmak istiyorum:
"Kürt asıllı olan Kemal Sadık Gökçeli olan Yaşar Kemal, Nigar Hanım ile çiftçi Sadık Efendi’nin oğlu olarak, Adana sınırları içerisindeki Osmaniye’de 6 Ekim 1923’te dünyaya geldi. Yaşar Kemal’in Van-Ercişli olan ailesi, 1. Dünya Savaşı yıllarında sırasıyla Diyarbakır, Urfa ve Antep’e gitti, son olarak da Adana’ya yerlerleşti.
Babası kan davası yüzünden öldürüldü. Yaşar kemal'in asıl ismini değiştirmesinin sebebi isminin bir cinayet davasında geçmesidir."
Yaşar Kemal ün kazandığı roman olan "ince memed"romanını yazmadan önce elinde kalem ve defter ile torosları gezmeye başlar Yaşarı gören hemiteliler (köylüler (bu günkü adıyla gökçedam köyü) komşuları olan yaşar kemali bir rus ajanı olduğunu ve dağlarda ölçüm yaptığını söyleyip suçlarlar. Bunu duyan hemiteliler ellerinde kazma küreklerle yaşarın peşine düşmüşler yaşar bunları görünce düşündüğü tek şey kaçmak olmuş zira durup bu cahil kalmış insanlara (cahil bırakılmış) derdinin kitap olduğunu anlatamamış. Ki bu kitap kırktan fazla dile çevrilen Türk Edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romanı olarak seçilen ince memed romanıdır. Yaşar dağlarda kızgın köylülerden kaçarken çok yorulmuştur. Ve şehir yoluna giderek onlardan kurtulmayı düşünmüştür. Kendini zorla attığı bir terzi dükkanına sığınıp. Kan ter içinde kalmış bir şekilde "Değermi?" Sorusunu kendisine sormuştur.
Bunca zahmete rağmen romanı bitirmeyi başarabilmiş ve kendisinin usta bir yazar olduğunu bize kanıtlamıştır.










