BİZANS OYUNLARI -- AŞAĞILANAN PRENSES'İN İNTİKAMI

BİZANS OYUNLARI -- AŞAĞILANAN PRENSES'İN İNTİKAMI
BİZANS OYUNLARI -- AŞAĞILANAN PRENSES'İN İNTİKAMI Menekşe Yalçın

Akşam yemeği şöleninde, kralın sarayında bir araya gelmiştiler, Langobard hanedanının önde gelenleri. En başta kralları Alboin, yanında eşi Rosamund, ve devlet erkanının önde gelenleri. Şarap da bol bol akmıştı ve zaten kaba saba bir adam olan kral Alboin, karısını her ortamda iğnelemeyi, nereden geldiğini hatırlatmayı ve küçük düşürmeyi pek de severdi. Alboin hizmetkarından trofi kadehine şarap doldurmasını ve getirmesini emreder. Gelen kadehi alır ve karısı Rosamunde'ye, suratında pis bir gülümseme ile, uzatır. Kadeh, karısı Rosamunde'nin savaşta öldürdüğü babasının kafatasıdır. Pek bir eğlenir kral Alboin. Rosamunde alışıktır böyle densiz hareketlerine, ama bu sonuncusu, Rosamunde açısından ipin koptuğu andır. Bir sinirle masadan kalkar, odasına çekilir, saatlerce siniri yatışmaz. Ama bu akşam olanlar, daha nice olayı tetikleyecektir ve henüz başlangıçtır.

Ama baştan almakta fayda var. Langobard'lar 5. yy. da günümüz kuzey Almanya/Danimarka'dan, kavimler göçü sırasında kalabalık bir şekilde memleketlerini terk edip, yıllar süren bir göç harekatı ile güneye doğru yol almışlardı. Eski toprakları artık bu genişleyen topluluğu doyuramamış olmuştu. yolda önlerine çıkan savunmasız diğer germen yerleşim yerlerine, köylere ve kasabalarına çekirge sürüsü gibi çökmüşlerdi. Kendi hayatta kalma iç güdüleri daha kuvvetli basmıştı. Bu şekilde Roma imparatorluğuınun kuzey sınırına ulaşmış ve buldukları bu güzel topraklara şimdilik yerleşmişlerdi. Coğrafi adı Panonya, günümüz Avusturya ve Macaristan'ın bir kısmını kapsamaktadır. O dönemlerde Roma sınır hattını Tuna nehri teşkil ederdi. Kuzeyinde barbarlar, güneyinde ise tüm diğer barbarlar. Kolay kolay da geçit vermezlerdi Roma'lılar kendi topraklarına. Roma da eski gücünü yitirmiş, batı Roma Vatikan'ı barındırsa da önemsizleşmişti, Bizans olan doğu Roma imparatorluğu öne çıkmıştır.

Langobard'ların topraklarında kalmasına Bizans olur vermişti, ama elbette bunun bir karşılığı olacaktı. Bizans'ın sınır bölgesinde yaşayıp, Roma'nın canını sıkan Gepid halkı vardı, Panonya'da bu yeni gelen Langobard'lara komşu olan. Langobard kralı Alboid'den, onları yok etmesini, savaş çıkarmasını istemişti. Langobard'lr için bu zor da olmadı, çok vahşi ve muntazam savaşçıları vardı. Gepid'lere saldırıp onları yok ettiler, ganimetlerini de aldılar ve bunların arasında en kıymetlisi belki de, Alboid'in bizzat öldürüp, sonra da savaş trofisi ve zaferinin sembolü olarak kafasını kestiği Gepid kralı Kunimund'un kızı Rosamunde idi. Artık nasıl gelişti süreç pek bilinmez, ama Alboid, öldürdüğü ve kellesini aldığı kralın kızı Rosamunde ile evlenir. Ama bu 'aşk' elbette tek taraflıdır ve aşk bile değildir, politik ve güç gösterisinden ibaret bir evliliktir elbette.

Langobard'lar böyle savaştıktan sonra, daha nice büyük işler yapabilirlerdi. Alboin gözünü güney bastıya, İtalya'ya çevirmişti. 567 yılında İtalya'da yönetim ve askeriyesi çökmüş bir durumda idi. Papa'lığın o ihtişamlı günleri geride kalmıştı artık. Hem dünyevi hem de dini işler Papa'nın sırtına binmişti, su kemerlerinin tamiri, kanalizasyon sisteminin bakımı gibi banal işlerle bile artık o ilgilenir olmuştu. Bu denli zayıflamış bir İtalya ve Roma'yı elde etmek hiç de zor olmayacaktı Alboin için. Mevcut savaşçılarının yanına sağdan soldan toplavabildiği kadar yabancı asker toplar, aralarında Bulgar, Saxon ve Süeb gibi halklardan gelenler vardır, ve İtalya'ya doğru ilerler.

Zor olmamıştı sırasıyla kuzey italyan kentlerini almak. Verona kentini yıkmamış, kendine yönetim merkezi yapmıştı. Kademe kademe güneye, Roma'ya doğru genişlemekteydi bu barbarların işgal ettikleri topraklar. Papa'nın ise yapabileceği hiç bir şey kalmamışti, Bizans'dan yarım istemek dışında. Ama Bizans için Langobardlar ile savaşmak bir hayli masraflı ve meşekatlı olacağından, Bizans bu soruna ve tehlikeye daha akılcı bir çözüm üretir. ''Düşmanınım düşmanı benim dostumdur'' ilkesi ile hareket edecektir. Düşmanı bellidir, Langobard'lar, onun düşmanı da, yukarıda aktarılan hikayemizden de anlaşılacağı üzere, Rosamunde'dir. Entrika dolu bir yol seçerler ve Rosamunde'den Alboin'i, yani kocasını öldürmesini isterler. Saraylarda adetten midir, ama Rosamunde'nin bir aşığı vardır, Helemichus. Başbaşa verip, kurnazca bir plan yaparlar ve uygularlar. Gece olup Baldoin ve Rosamunee yattıklarında, Rosamunde Baldoin'in yatağın başına astığı kılıcını, içine sokulu olduğu kılıfına sımsıkı güçlü bir iple bağlar. İlerleyen vakitte Helemichus kapıyı kırarak odaya dalar, Alboin'e kılıcını çeker, ama Alboin savunmasız kalmıştır, kılıcını çekip kendini savunacak vakti olmamıştır. Oracıkta öldürülür.

Bu cinayet ayyuka çıkmadan, Rosamunde ve Helemichus Verona'dan Ravenna'ya doğru kaçarlar, Alboin'in adamları bunu onların yanına bırakmazlardı elbette. Ravenna, Langobard'lardan arınmış bir kent idi. Giderken de Verona kentinin ve Alboin'e ait devlet kasasını yanlarında götürmeleri, Langobard'ları hepten çılgına çevirecektir zira. Ravenne'ya vardıklarında, kentin valisi onları açık kollarla karşılar, misafir eder, el üstünde tutar. Hem Gespid'lerin lejitim prensesleri, hem de kocaman bir hazine vardır artık yanlarında. Eski müttefikleri Langobardlar haddini aşarak, Avrupa'nın tek medeniyetine saldırıp yok etme çabaları, bir son bulmalı idi artık. Vali de elbette bu Bizans oyununun ve komplosunun içindedir, daha önce kafa kafaya vererek, ince ince örülmüş olması lazım bu senaryo ve politik hamlenin. Roma dünyasını ve kültürünü tekrar eski ihtişamına kavuşturmak, güç birliğinden geçiyordu. Düşmanımın düşmanı dostumdur prensibi tekrar devreye sokulmuş, Bizans, onların eski düşmanı Gepid'ler ve Batı Roma ile Vatikan, ortak yeni bir düşmana sahiptiler artık, Langobard'lar. Hele şimdilerde, Alboin artık başlarında yok iken, daha kolay bir hedef olacaklardı. Evlilik müessesesi bu zümrelerde her şeyden önce politikti. Bu tarif edilen yeni ve mutlu ittifakın baş tacı, eğer evlenebilselerdi, Ravenna valisi Longinus ve Gespid prensesi Rosamunde olurdu, ama arada Rosamunde'nin aşığı Helemichus vardı. Henüz. Fikir babası kimdir tam bilinmez, ama bunun da çaresine bakmak üzere bir plan yapılmıştı. Rosamunde, aşığına zehirli şarap sunacaktı odalarına çekildiklerinde. Tezgah hazırlanmış, baş başa kaldıklarında, bu plan devreye sokulmuştu. Nasıl olur bilinmez, Helemichus durumu anlar, belki de Rosamunde'nin eli, belki de sesi titrediği içindir. Neticede Helemichus, Rosamunde'nin soğukkanlılık ve entrika potansiyelini biliyordu, hatta kendisi bunun parçası olmuştu daha önce. Helemichus, zehir dolu şarabı zorla ve güç kullanarak Rosemunde'ye içirmeyi başarır, direnmesinden de emin olmuştur ki, içinde zehir vardır ve şüpheleri boşa çıkmamıştır. Ancak, salt Rosamunde'nin ölümü ile bitmeyecekti bu sahne. Helemichus da aynı şaraptan, belki aynı kadehten içer, oracıkta ölüverir iki eski aşık.

İkisi de hem aldatan, hem aldatılan olmuşlardı, farklı aşamalarda, farklı motivasyonları sebebiyle. Hangisi daha erdemli veya daha erdemsiz, karar vermek size kalmış. Öcünü almak için haksızlığa yine haksızlıkla cevap veren Rosamunde mi, para ve konum için hem kendini kullandıran hem de ama kullanan Helemichus'mu? .

Günümüz İtalyasında 'Lombardi' bölgesinin kökeni de bu Langobard'lardan gelmektedir. Langobard'ların hikayesi burada bitmiyor elbette, daha uzun yıllar İtalya'da ilerleyip, yerleşmeye devam edeceklerdi. Bizans'lılar ise, yine ve yeni 'Bizans oyunları' icat edip, daha uzun süre tarihin sayfalarında yer alacaklardı. Bu seferlik oyunda bir 'teknik hata' oluşması, onları yıldırmayacaktı elbette. Politik gücün salt ekonomik ve askeri güçten öte, manipülasyon, 'düşmanımın düşmanı dostumdur' ve 'böl ve yönet' gibi ilkelerden ibaret olduğunu öğrettiler. 'Divida et empera' yeni dünya liderlerinin de sloganı ve ilkesi olacaktır, kim bilir daha kaç sene?

BİZANS OYUNLARI AŞAĞILANAN PRENSES'İN İNTİKAMI
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
110 Yaşındaki Şemsi Nine’den Gençlere Hayat Dersi: İşte Asırlık Çınarın Sağlık Sırrı!
110 Yaşındaki Şemsi Nine’den Gençlere Hayat Dersi: İşte Asırlık Çınarın Sağlık Sırrı!
25 KURUŞU OLAN TURNAYI GÖZÜNDEN VURDU
25 KURUŞU OLAN TURNAYI GÖZÜNDEN VURDU