ÇANAKKALE'DE BİR İNGİLİZ YALANI:NORFOLK TABURUNUN GERÇEK HİKAYESİ

ÇANAKKALE'DE BİR İNGİLİZ YALANI:NORFOLK TABURUNUN GERÇEK HİKAYESİ
ÇANAKKALE'DE BİR İNGİLİZ YALANI:NORFOLK TABURUNUN GERÇEK HİKAYESİ Handan Taşgın

12 Ağustos 1915'te gün ağarırken gökyüzünde bulut yoktu. 60 Tepe'nin üzerinde altı ya da sekiz ekmek somunu biçiminde bulut yayılmış duruyordu. Bulut kümesinin tam altında, toprağın üzerinde bir bulut daha vardı. Yaklaşık 250 metre uzunluğunda, 60 metre eninde ve 65 metre yüksekliğindeydi. Bu bulut oldukça yoğundu. Yapısı katı madde gibiydi ve İngilizlerin bulunduğu savaş yerine 900-1100 metre uzaklıktaydı. Bütün bunları Yeni Zelanda kıtasının Sahra Birliği'ne bağlı 3. Bölükteki 22 asker gördü. Aralarında biz de vardık. Bulunduğumuz yer 60 Tepe'ye göre 90 metre daha yüksekte olduğu için üstten görebiliyorduk. Bir bulut Kayacıkdere denilen kuru bir dere yatağına doğru ilerlediğinde onun daha önce durduğu zemini bütünüyle görebildik. Bulut diğerleri gibi açık gri renkteydi. 4. İngiliz Norfolk Taburu bu buluta doğru ilerledi. İçine girdi. Ancak sonra diğer tarafından çıkan kimse olmadı. Hepsi içine girip görünmez olunca, bulut yavaş yavaş yükseldi. Diğer bulutlarla aynı hizaya gelince hepsi birden kuzeye doğru uzaklaşmaya başladılar. Trakya yönüne doğru gözden kayboldular. Aşağıda imzası olan bizler anlattığımız bu olayın kelimesi kelimesine doğru olduğunu beyan ederiz." 4/165 künyeli F. Reichardt, 13/416 künyeli R. Nevnes ve er J. L. Newman12 Bu yazı 1965 yılında Yeni Zelanda da yayınlanan ve UFO'lar ile ilgili haberler yapan bir dergide 3 Anzak askerinin paylaştığı anılarından alınmıştır. General Hamilton'un Çanakkale Savaşı'ndan sonra hazırladığı raporla ortaya çıkan bu sansasyonel olay , yukarıda ki dergide yayınlanması ile ilk kez gün yüzüne çıkmıştır İngilizler aslında bu hikayeyi Çanakkale savaşındaki yenilgilerini örtbas etmek için bir koz olarak ortaya çıkarmışlardır, bizde bugün adete onların ekmeklerine yağ sürer gibi bu hikayeyi anlatmaya devam etmekteyiz.Her ne kadar biz bu İngilizler tarafından ortaya çıkarılan hurafeyi Çanakkale savaşındaki askerlerimizin maneviyatını belirtmek için anlatıyor olsak da bugün Avrupalı tarihçiler bunu bize karşı koz olarak kullanıp Türklerin tarih bilgisinden yoksun olduğunu söyleyerek alay edebilmektedirler. Şimdi gelelim hikayenin aslına.İşe öncelikle hurafedeki Norfolk taburu hakkında bilgi vererek başlayalım.Norfolk taburu İngiltere'de 4 Ağustos 1914'te seferberlik ilanının hemen sonrasında 5. Norfolk Taburu kurulmuş, 17 Ağustos 1914'te Colchester'de Doğu Anglian Tümeni'ne bağlı bir tugayı diğer 3 taburla birlikte oluşturmak üzere toplanmışlardı (diğer taburlar, 4. Norfolk, 4. Suffolk ve 5. Suffolk). Taburun başınada 1906 yılında ordudan emekli olmuş, ancak 1. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla tekrar çağırılmış Albay Sir H. G. P. Beauchamp atanmıştı.Fakat atanan bu emekli komutan daha öncesinde süvari birliğinde bulunmuştur ve dolayısıyla hiç piyade ordusu yönetmemiştir, bu İngiliz tarihçilerinde şu an bile çok yakındığı bir konudur.Norfolk taburunda İngiliz Kraliyet ailesinde çalışan önemli kişilerde bulunuyordu,bu durumda Norfolku özel kılıyordu. Özel ve yorucu bir eğitimin ardından Norfolk taburu 29 Temmuz günü Gelibolu ya gitmek için hareket etti.Savaş alanına geldiklerinden sonra neler olduğunu Türk kaynaklarından öğrenebiliyoruz.Buna göre 12 Ağustos 1915 yılında Türkler ile giriştikleri mücadelede 300 e yakın askerleri ölen ve 35 i de esir olarak alınan Norfolk taburuna ait bu bilgiler bizzat onlarlar savaşan 36. Alay komutanı Binbaşı Muhip beyin 13 Ağustos tarihinde yazdığı askeri raporda bulunmaktadır, bunu İngiliz askeri raporları da doğrulamaktadır Peki bu sıkı eğitimden geçmiş askeri birliğin başarısızlığının asıl sebebi neydi?Aslında bu açıklanması çok da güç bir şey değil.Çanakkale savaşı Türk askerinin kahramanca mücadelelerinin yanı sıra pek çok İngiliz komutanın da taktik ve stratejik hataları ile dolu olan bir savaştır, Norfolk taburu da zaten yenilen ve helak olan tek tabur değildir.Norfolk taburu dışında Royal Dublin Fusiliers, Royal Munster Fusiliers, yine Kraliyet Deniz Tümeni'nin birliklerinden biri olan Colingwood Taburu da tıpkı Norfolk taburu gibi pek çok kayıp vererek savaş alanını terk etmiştir. Norfolk'un felakete uğramasının bir sebebi de aslında yukarıda bahsettiğimiz Komutanları Albay Sir H. G. P. Beauchamp'tır.Komutanın sert ve askere karşı agresif tutumu, ayrıca piyade ordusu yönetme tecrübesini olmaması ve araziyi tanımaması orduyu felakete sürükleyen temel sebeplerden biridir, Norfolk taburu Küçük Anafartalar köyü civarında Türk askerlerine karşı mukavemet gösterirken, Türk askerleri İngilizlerin önceden yaptıkları bombalı saldırırlar ile bölgeye taaruz edecekleri anlamış ve buna göre önlem alarak Norfolk Taburunu makinalı tüfek ve şarapnel ateşi ile karşılamıştır.Dağılan İngiliz kuvvetlerinin en ön safında olan 5. Norfolk taburunun merkez ile bağlantısı kesilmiş, ve kendilerini Türk askerlerinin ortasında bulmuşlardır.Bundan sonrasını ise yukarıda bahsettiğimiz gibi Binbaşı Muhip Bey'in raporundan öğrenmekteyiz. Bu olayla ilgili bir Norfolk Taburu askerinin günlüğüne "12 Ağustos tarihi çok uygun düşmüştü. Çünkü bu tarih ördek avının başlangıcıdır ve ördekler de bizlerdik" yazması ise son derece manidardır ve İngiliz ordusunun acziyetini kanıtlar niteliktedir. Norfolk taburunun Üsteğmeni George Steward Fawkes' de kendi günlüğünde Yoğun Türk ateşi ile harap olduklarını, daha sonra vurulduğunu, bilincini kaybedip kendine geldiğinde Türkler tarafından esir edildiğini ama Türk askerinin ona merhametli davrandığını ve yaralarını iyileştirerek İngiltere'ye geri gönderildiğini yazmış ayrıca minnettar olduğunu belirtmiştir.Bu durum diğer esir İngiliz askerleri içinde geçerlidir. Esir İngiliz Teğmeninin bile böyle yazmasına karşılık 1999'da BBC yapımı ''All the King's Men'' adlı Türkiye de yayınlanmayan filmde Norfolk taburunun Türkler tarafından esir edilerek işkence ile öldürüldüğü iddia edilmiş ve kamuoyunda Türk karşıtı bir fikir oluşturulmaya çalışılmıştır.Bundan sonra bize düşen tarihimizi daha iyi bilmek ve her duyduğumuza sorgulamadan inanmamaktır. Eğer bizlerde size bu konuda ön ayak olabildiysek ne mutlu bize... (Hüseyin TOPAL)

....Bazı yabancı kaynaklarda Reichardt'ın ifadesindeki tarih 28 Ağustos olarak bildirilmiş. Her durumda ifadedeki çelişkiler hemen sırıtıyor. Noter tasdikli ifadelerini verdiklerinde yaşlarının ortalama 70 olduğunu tahmin edersek bulutların şeklini, şemailini, sayısını bile ayrıntılı bir şekilde hatırlayan Reichardt ve arkadaşları ne yazık ki tarihi, taburun adını hatta yerini bile yanlış söylüyorlar. Norfolk taburları Gelibolu'da bulunduğu müddet içinde 60 rakımlı tepe -Bombatepe- mevkiinde görev yapmadılar. Bombatepe, olayın geçtiği Küçük Anafarta Ovası, Kükürtlüpınar bölgesinin neredeyse 5-6 km. güneybatısında kalıyor. 250 kişiyi bulutun (ya da bulutların) alıp götürmesinin şahidi herhalde çok daha fazla kişi olmalıydı.

Muhtemelen ilgili taburda kralın yakın arkadaşı olan subaylar da bulunduğu için "giden dönmedi" vs. muğlak ifadeler kullanan Hamilton bilerek ya da bilmeyerek bu spekülasyonlara kapı açtı.
Tarihçi Stephen Chambers,İngilizlerin"Türkler tarafından yakıldılar"dediği Anzak askerlerinin beyaz bulutta kaybolan Nolfork Taburunun Türklerle çarpışarak öldüğünü ortaya koydu.

İngilizlerin Çanakkale Muharebeleri'nde en büyük efsaneleri arasındadır.MC Madalyası sahibi Charles Pierrepont Edwards Norfolklulara gerçekte ne olduğunu bulmak için Eylül 1919 'da Geliboluya gitti.Türk cephe hattının 800 mt gerisinde taaruz alanında 180 ceset bulundu.Edwards bunların 122 'sinin Norfolklular olduğunu bilidirdi.Edwards 'a göre amansız bir göğüs göğse 50 kadar askerin ,İngiliz ile Türklerin cesetlerinin birbirine dokunacak kadar yakın vazıyette olduğu ile karşılaşmıştı.36.Alay Binbaşı Münip (Uzsoy)o günkü muharebede İngilizleri başarısızlıga uğratıp 35 esir aldıları kayıtlı .Dışişleri Bakanlığı ise Genelkurmay ATASE Başkanlığı'nda 35 esirin kendi el yazılarıyla künyelerini yazdıkları belgeleri İngiliz makamlarına verildiğini ,tedavilerinin ardından İngitere'ye evlerine gönderildiğini açıkladı.

Norfolk Taburunun başına gelenler 1999 BBC yapımı “All the King’s Men” adlı filme konu olmuştur. Türkiye'de oynatılmadığı için bir ayrıntılı yorum yapmamız söz konusu değil. Filmde Beauchamp dahil bütün İngilizlerin (esir alınmak yerine) enselerine kurşun sıkarak öldürüldüğü iddia ediliyor. Oysa daha önceden de anlatıldığı üzere bu taburdan herkesin öldürülmesi söz konusu değil. Önemli sayıda yaralı birliğine geri dönüyor. “All the King’s Men” ile ilgili en ayrıntılı eleştirilerden birini yazan İngiliz araştırmacı Rayner, filmin bir çok açıdan tarihsel gerçeklere uymadığını , özellikle de İngiliz askerlerinin tamamının kafa ya da enselerinden kurşunlandığını gösteren hiçbir kanıt olmadığını belirtiyor.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi Norfolk taburunun önemli bir kısmı tekrar birliğine katıldı. Cesetlerin çoğu Türk tarafında kaldığı için doğal olarak ancak mütarekeden sonra bulundu. Olay, İngiliz komuta heyetinin arka arkaya yaptığı hatalara kurban gitmiş, her iki yanı korumasız halde Türk ateşiyle karşı karşıya kalmış bir taburun öyküsüydü sadece. Tıpkı Gelibolu'da yok olma noktasına gelmiş diğer bir çok Müttefik taburu gibi.

Daha üzücü olanı, doğru olmadığı her yönüyle belli olan bu bilgileri hiçbir araştırma yapmadan Çanakkale Muharebelerini anlatan bir çok esere konulması, sıradan bir İngiliz taburunun aşcı, bahcıvan vs gibi elemanlarından oluşan bir bölüğün Çanakkale'de yüzlerce kez yaşanan bir olaya kurban gitmesini menkıbeleştirerek uhrevî bir hava verilmesi kuşkusuz. Norfolk Taburu ile ilgili yeni araştırmalar mutlaka yapılacak, yapılmalı da. “Norfolk Olayı"nın üzerindeki hem de kafamızdaki sis bulutları artık dağılmalı. Çanakkale’de Mehmetçiğin kahramanlığını anlatmak, ordumuzun başarısını vurgulamak için bu tip tuhaf uydurmalara da ihtiyacımız yok.

KAYNAKÇA: 1)İngiliz Taburunun Akıbeti, Tarih ve Düşünce Dergisi, Ağustos, 2003, s: 57. 2)Hamilton I. “Çanakkale Savaşları Raporu” Yayına Hazırlayan: Yard. Doç. Dr. Ahmet Altıntaş , Çanakkale OMU , Atatürk ve Çanakkale Savaşlarını Araştırma Merkezi Yayınları, 1999, s: 73-74 3)Hamilton, I., Gelibolu Günlüğü, Hürriyet Yayınları, İstanbul, 1972 s:237
4)Yılmazer,Tuncay,Bir Bulut Hikayesi,duryolcu.com
5-Yakın Tarih İncelemeleri – Çanakkale

Derlemedir;Akcan Mir

NORFOLK TABURUNUN GERÇEK HİKAYESİ
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Cemal     2019-11-15 Allah'ın yardımını kabullenmek niye bu kadar zor.Mehmetlerimiz demire karşı etleriyle mücadele ettiler.Bunu yaparken dayandıkları tek güç Allah'a olan imanlarıydı.Allah'ta bu imanları hürmetine yardımını hiç esirgemedi.Siz şimdi Nusret Mayın gemisinin kaptanının mayınları döşemesi gerektiğini rüyasında gördüğünü de kabul etmezsiniz.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İNSANLIK DIŞI KEKEMELİK DENEYİ!
İNSANLIK DIŞI KEKEMELİK DENEYİ!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarını onayladı: 14 general ve amiral bir üst rütbeye yükseltildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarını onayladı: 14 general ve amiral bir üst rütbeye yükseltildi