Ama bu hayranlığım bana söylenenlerden veya okutulanlardan veya tarih kitaplarından dolayı değil. Ben gördüklerimle,yaşanmışlıkların bana bizzat nakledilmesi ile,yalınayak,topsuz ,tüfeksiz yapılan,daha doğrusu gerçekleştirilen bir mucize-nin içinde yaşanmış olan şahadeti ile Atatür'e hayranım.
Yabancı gözü ile Atatürk'e hayranım.
Siz savaş görmüş bir egeli ile konuştunuz mu?
Ya aç kalıpta ağaç yaprağı ile killi toprak yiyen bir Mehmetçiğin nasıl ne için savaştığını düşündünüz mü?
Bu büyük vatan sevgisini,vatanı kurtarma azmini,yokluk içinde savaşa bilme gücünü veren kimdi?
Atatürk.
Daha doğrusu Atatürk diye adlandırılan büyük mucize.
O,mucizenin ta kendisiydi.
Allahın Türk milletinin kaderini değiştirmesi için yarattığı ve gönderdiği bir mucize.
Hepimiz öleceğiz bizim ağıtımız Atatürk'ün erken ölümü için değil. On sene erken,on sene geç sonsuza kadar dinmeyecek bir acının sebebi olamaz.O erken göçten dolayı,Türkiye'nin kayıplarına ağlamalıyız.
Eğer Atatürk yaşasaydı,bu gün Türkiye en çağdaş en eğitimli,ekonomik açıdan en güçlü ülkelerden biri olacağı gün gibi aşikardı.
Sırmanın günlüğü adlı kitaptan alıntı