Ölüme gülerek yürümek öyle kolay bir şey değildir. Ölümüne sebep olan şeye ve onun doğruluğuna kayıtsız şartsız inanmış olmayı gerektirir, ölümünden sadece saniyeler öncesinde sevdiğin birine içten bir gülümseme ile el sallayabilmek. İşte bunu başaran adamın adı Majid Kavousifar.
O, İran'daki adil olmayan kararlar ile cezalandırılan hatta idam edilen insanların haklarını en sert şekilde savunan, özellikle ölümü sonrasında pek dillendirilmese de İran içinde bile büyük saygı ve hayranlık duyulan biri. Zaten ölüme böylesi büyük bir cesaretle yürüyen bir adama düşmanı bile saygı duyar!
Majid Kavousifar'ın hikayesine gelecek olursak, sokak ortasında insanların vinçlerde idam edildiği video ve fotoğrafları içeren haberlerle sıkça dünya gündemine gelen İran'da, rejimin baskıları iyice artmıştır. Ülkenin aydınlarının seslerinin kesilmesi adına hükumet tarafından baskılar hat safhaya çıkmıştır.
Devletin aydınlardan kurtulmak adına adeta bir tetikçi gibi kullandığı Yargıç Gazi Mukaddes, devletin işaret ettiği her aydının idamına karar vermeye başlar. Tarafsızlığını yitirmiş, hak-adalet kavramı ile değil de devletin direktifleri doğrultusunda suçsuz insanların idamına karar veren yargıcın bu ölüm kararlarının önüne geçebilmek adına, Majid Kavousifar ve yeğeni Hüseyin Kavousifar, 2005 yılında adliye çıkışında Yargıç Gazi Mukaddes'i öldürürler.
Yargıç Gazi Mukaddes'i öldürdükten sonra İran'da kalmaları halinde bir şekilde yakalanıp idam edileceklerini bildiklerinden dolayı, bir yolunu bulup Dubai'ye kaçarlar Majid Kavousifar ve yeğeni Hüseyin Kavousifar. Fakat İran hükumeti, Majid ve Hüseyin'i cezalandırmakta kararlıdır. Dubai Emirliği ile sıkı görüşmeler gerçekleştiren İran hükumeti Majid ve Hüseyin'in İran'a iade edilmesini sağlar.
Göstermelik kurulan bir mahkemede, aslında kararı çok önceden verilmiş olan idam cezası Majid ve Hüseyin'in yüzlerine okunur. Gün idam günüdür! Her idamda olduğu gibi sokak ortasındaki vincin ucunda urgan ip vardır. Majid'i elleri arkadan bağlı tahta idam sehpasının üzerine çıkarırlar.
Az sonra ölüme yürüyecek olan bu adam korkması, titremesi belki de ağlayıp yalvarması gerekirken oldukça içten bir şekilde gülümsemektedir. İdamı izlemeye gelen herkes şaşkınlık içindedir. Majid'in bakışlarının olduğu yere bakar şaşkınlık içindeki ahali. Majid ve yeğenini izlemeye gelenler arasında küçük bir kız! Majid'in idam edileceği alanda, idamı izlemeye gelenler arasında her şeyden habersiz dünya, tatlısı, küçük bir kız da vardır. Majid, orada olmaması gereken bu küçük kıza doğru bakarak muhtemelen onun bu olaydan çok fazla etkilenmemesi için ona gülümser, el sallar ve idamı olabildiğince oyuna çevirmeye çalışır.
İdam sehpasında Majid'in gözleri genelde hemen yanı başındaki kendi gibi boynuna urban geçirilmiş ve kendisiyle birlikte ölüme yürüyecek olan çok sevdiği yeğenindedir. Kendisiyle birlikte ölüme yürüyecek olan yeğenini cesaretlendirebilmek adına olsa gerek cellatların, ayağının altındaki sehpayı çekmesine kadar gülümsemeyi ve el sallamayı ihmal etmez
Alıntı