Yeğeni Urhi-Teşup’u devirerek tahta geçen III.Hattuşili, II.Murşili’nin en küçük oğludur. Hattuşili ile ilgili otobiyografi niteliğinde oldukça zengin bir tablet koleksiyonu (yaklaşık 200 adet) bulunduğundan hakkında en fazla bilgi sahibi olduğumuz krallardan biridir. Bir gün tanrıça İştar, kardeşi Muvatalli’yi babası Murşili’nin rüyasına gönderir ve şöyle der : “Yıllar, Hattuşili için kısadır, o sağlıklı değildir. Onu bana ver; o, benim rahibim olsun. O zaman sağlıklı olur.” Böylece, Samuha kentinin rahibi olarak atanır ve daima Samuha’nın ana tanrıçası İştar'ın (Hurrice adıyla Şauşga) hizmetkarı olur. Babası Murşili tanrı olduğunda (öldüğünde), kardeşi Muvatalli onu ordu komutanlığına getirir ve Yukarı Ülke’nin yönetimini kardeşine devreder. Bu dönemde Hattuşili pek çok askeri başarıya imza atmış, en önemlisi Hititlerin müzmin düşmanı Gaşkaları tamamen sindirmiş ve kutsal kent Nerik’i geri almıştır. Zaten en büyük oğluna da Nerikkaili adını vermiştir. Kadeş Savaşı’nda da çok önemli bir görev üstlenmiştir.
Hattuşili, Kadeş Savaşı sonrası Hatti ülkesine geri dönerken Lawazantiya kentine uğrar ve tanrıça İştar’ın rahibi Pentipşarri’nin kızı ile evlenir. Bu Hurri kızın adı Puduhepa’dır ve Hitit tarihinin en önemli kraliçesi olacaktır.
Kraliçe Puduhepa Hitit kraliçelerinin en ilgi çekici olanıdır. Kuvvetli kişiliği ve çağının yazılı belgelerinde yer almasından dolayı onun hakkında geniş bilgiye sahip olmaktayız. Hurri asıllı olan bu kraliçeye ait birçok mektup, adak ve vakıf vesikaları mevcuttur. Söz konusu döneme ait pek çok resmî belgede Puduhepa'nın adının daima III. Hattuşili ile beraber geçtiği görülmektedir. Belgelerden anlaşıldığına göre; Kraliçe Puduhepa bir kızı evlendirmek, çocukları eniştelerinin yanında çıraklığa koymak, öksüzleri himaye etmek, kölelere azatlık imtiyazları vermek gibi icraatlarda da bulunmuştur (Kınal, 1956: 363 ).
Gerçekten, Hitit tarihinin en önemli kadın şahsiyetlerinden biri olan Puduhepa'nın kendisine verilen yetkileri en iyi şekilde uyguladığı, politik, hukukî ve dinî işlerde kralın yanında eşit bir şekilde bağımsız olarak görevlerini yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Puduhepa'nm devletin dış siyasetinde ne kadar önemli olduğunu 17 yıl devam eden Mısır-Hitit savaşlarından sonra yapılan Hitit-Mısır Barış Antlaşması metninde de görmemiz mümkündür. Bu anlaşma metninde kralın yanında Kraliçe Puduhepa'nm da mührünün bulunması (Yıldırım, 1996: 60) onun politik alanda ne kadar başarılı ve etkili olduğunu gösterdiği gibi, Hitit devletinde kraliçelerin mevkiini de açık bir şekilde ortaya koymaktadır8. Ayrıca Mısır Firavunu II. Ramses, yapılan barış sonrası III. Hattuşili'ye yirmi altı, Puduhepa'ya ise on üç mektup göndermiştir (Darga, 1984: 42; Alp, 2002: 156). Puduhepa'nın bunların yanında Mısır kraliçesi Naptera ile de mektuplaştığı görülmektedir (Alp, 2001: 16 )
Mısır ile olan muhaberatın yanı sıra Kraliçe Puduhepa, Kıbrıs olduğu kabul edilen Alasia kralı ile de mektuplaşmıştır ( Alp, 1974: 426) Bu durum Hitit Kraliçesi Puduhepa'nın siyasî alandaki bağımsız mevkiini ve oynadığı rolü açık bir şekilde göstermektedir. Puduhepa'nın diplomatik alandaki etkinliğini çocukları üzerinde de gösterdiği ve her birini bir komşu ülkenin prensi ya da prensesi ile evlendirdiği görülmektedir(Darga,1984:42).
Puduhepa, kocası III. Hattuşili'nin ölümünden sonra da "Tavananna" olarak hüküm sürmüştür. Oğlu IV. Tuthaliya'nın henüz küçük yaşta olması nedeniyle bir süre kral naibesi olarak Hitit devletini başarıyla idare etmiştir