İstiklal Madalyalı Kahraman Türk Kadını

YAŞAM

HATİCE OKUMUŞ

Adana Kuvayi Milliye Cemiyetinde bir toplantı esnasında dikkatleri çekti. “Kurtuluş Savaşına katıldın mı?” sorusu karşısında
“Benim nüfus kağıdımda Rumi 1329 (miladi-1912 yılı) yazar. Benim doğum tarihini 10 yaş küçük yazdırmışlar. Kaçkaç senesinde 17 yaşında bir kızdım.Ona göre hesap edin yaşımı” dedi. Adana’nın yandığı ve Türklerin şehre terk ederek Toros dağlarına kaçtığı günlerdi Kaçkaç olayı. Ve Temmuz 1920 yılı içinde yaşanmıştı. Hatice teyzenin anlatmasına göre de doğumu 1903'e denk geliyordu.

Anlatmaya devam etti yaşadıklarını:
Kumandanımız Sinan Tekelioğlu idi. Adana’dan kaçtık. Balcalıya gittik. Ben Sıhhiye (sağlık) işlerinde çalışıyordum. Gavurlar Adanaya girdi. Misis’e baskın yaptı. Bohçasını alanlar dağlara gitti. Çarkıpare, Çınarlı, Buruk, Boynuyoğun,Tülekli köylerinde dolaştık. Sarıçam’da gavurlar ile kurşuna girdik. Ambarın belinde akar bir su vardı. Çetelere oradan su içirdik. Kardeşim ağır makinede idi. Onun eli yandığında yerine ben geçiyordum. Arkadakiler öne geçiyor, öndekiler de arkaya geçiyordu. Oradan Kozan’a çekildik. Kaymak ismindeki bir delikanlı camiye çıktı ezan okudu. Gavurun kurşununu yedi ve minareden düştü.

Gavur ile harp ederken sol kolumdan kurşun yedim. Kardaşım kasatura ile çıkardı kurşunu. Salih diye bir adam vardı, Salihe su verirken vuruldu, şehit düştü. Ben de sol kolumdan kurşunu yedim. İşte kurşun yarası burada” dedi. Hatice teyze, gömleğinin sol kolunu örten kısmını çıkardı. Gerçekten de kaçkaç senesinde (1920 yılında) yediği kurşunun izleri duruyordu.

Hatice teyzenin konuştuğu tarih 2002 yılı idi. İlerleyen yaşına aldırış etmeden yürüdü bir kuvayı milliyeci olarak. Göğsüne taktığı istiklal madalyası ile yaşadığı günleri inandığı değerleri yeni nesillere göstermek ve tarihin yaşanmış olaylarını hatırlatmak istiyordu.
100 yaşına merdiven dayamış, beli bükülmüş kahraman bir Türk kadını idi Hatice teyze. İlerleyen yaşına belinin bükülmesine aldırış etmeden Kuvayi Milliyeci arkadaşları ile birlikte kurtuluş bayramlarına katılıyordu.

Hatice teyze savaş hatıralarını anlatmasından birkaç gün sonra evinde bulunan azık torbası olarak kullandığı heybesini de getirdi. Omuzuna astı. Yörüklerin göç esnasında tezgah kurarak dokuduğu üzerinde kilim motifleri ve menekşe çiçeklerini andıran şekiller vardı heybe üzerinde. Öylece fotoğraf çektirdi.

Hatice teyzenin hayat hikayesi ve kurtuluş savaşını anlatmasından kısa süre sonra onun vefat ettiği haberi geldi.
Onun yaşadıkları kahraman Türk kadınlarının vatan mücadelesinde neler yapabileceklerinin bir örneği idi.

Günün Diğer Haberleri