I. Dünya savaşı sırasında, Ruslar tarafından ele geçirilen askerlerimizin , esaret içinde geçen 2735 gününü

I. Dünya savaşı sırasında, Ruslar tarafından ele geçirilen askerlerimizin , esaret içinde geçen 2735 gününü
I. Dünya savaşı sırasında, Ruslar tarafından ele geçirilen askerlerimizin , esaret içinde geçen 2735 gününü Menekşe Yalçın

I. Dünya savaşı sırasında, Ruslar tarafından ele geçirilen askerlerimizin , esaret içinde geçen 2735 gününü , Heymeymoro Vapurunu ve Yarbay Çomorayı bilir misiniz ?

Ruslar 1.Dünya Savaşında , Osmanlı ile yapılan Muharebelerde 65 bin esir ele geçirdiler...
Bunlar önce Sibirya da , daha sonra ise Vladivostok şehrinde tutuldular... Japonlar Nisan 1920’de bu bölgeyi ele geçirince, bu olayla birlikte esirlerin kontrolü de Japonlara geçmiş oldu..

Uluslararası arenada Sözü kalmayan Osmanlı Devleti , esirler için İstanbul'da bulunan İngiliz Fevkalade Komiserliğine başvurdu...
1919’un sonlarına doğru Türk esirlerinin sevk işinin, Japon Hükümeti tarafından seferin masraflarının karşılanması koşuluyla gerçekleştirileceği bildirildi..
Sefer Masrafı 240.000 lira Osmanlı Bankasında bulunan İngiliz Fevkalade Komiserliği hesabına yatırılarak 22 Ekim 1919 tarihli bir yazıyla Japon Hükümetine havalesi istendi ama ne bu yazıya cevap geldi , ne de Ağustos-Eylül aylarında gerçekleşmesi planlanan sevkiyat gerçekleşti..

İngiliz Hükümeti bu parayı Milli Mücadele Hareketinden dolayı bekletiyor, bu esirleri tehdit olarak görüyordu.Para ancak 1921 Şubat ayında Japonlara ulaşdı ve yetkililer Vladivostok Limanına Heymeymoro(Parlak Barış) adlı vapuru gönderdiler.1030 kişi bu vapura bindirildi..

Türk bayrağı çekilen gemi 23 Şubat 1921’de Vladivostok’dan hareket etti.Vapurda kaptan Yarbay Çomora,bir Yüzbaşı ve bir doktor bulunuyordu.Bu zamanlarda Yunanlar Türk ordusundan ağır yenilgiler aldılar.Bu yenilgileri unutturmak için Yunanlar bir plan peşindeydiler..
Heymermoro vapurunu Midili adası önünde durdurdular.Esirlerin kaderi artık Japonların elindeydi.Japonlar Esirleri ya Yunanlara teslim edecekti ya da direneceklerdi. Yarbay “Bana verilen emir esirlerin Türk hükümetine teslim edilmesi yönündedir.” diyerek teslim etmeyi reddetti..
Yunanlılar her gün vapura gelerek Görüşmeler yapar lakin bir sonuç alamaz.Yunanlılar hareket izni vermemeye,Yarbay da Esirleri teslim etmemeye kararlıdır. 13 Nisan 1921 tarihinde Geminin Midilli’den Pire Limanına çektirilmesi uygun görüldü.Böylece için 2.Esaret dönemi başladı..

Esirlere Muharip unsur olarak bakmanın yanlış olduğunu belirten telgraf gönderen Kızıl haç teşkilatına Yunan Hükümeti kaçamak bir cevap verdi. Yaklaşık 6 ay sonra Esirlerin tarafsız bir ülke arazisine gönderilmesine karar verildi.Burası İtalya’da bulunan Asinara adasıydı..

17 Ekim 1921'de Limana yaklaşan gemiye Osmanlı Devletinin Roma Büyük elçisi karşılamaya gelmemiş Başkatibi görevlendirmişti ama Japon Roma Ataşesi bizzat karşılamıştır. Adaya esirleri bıraktıktan sonra Yarbay Çomora esirlerle vedalaşarak Heymeymoro gemisi ile adadan ayrıldı..

Yarbay sayesinde 1030 vatan evladı kurtarılmıştı. Tabii ki Yarbayın Devletinin desteği olmadan böyle bir direnmesi beklenemez. Kurtuluş savaşının en karanlık günlerinde bir nebze sevinç kaynağı olan bu olay Türk-Japon dostluğunun en güzel örneklerinden biridir..

Esirlerimiz ise İtalyanların karantina ve sürgün merkezi olarak kullandıkları adada zehirli yılanlarla 8 ay beraber yaşamak zorunda kaldılar.Ne yazık ki Bazıları memleketlerine bu kadar yaklaşmalarına rağmen şehadet şerbetini içip adaya defnedilmiştir..

Nihayet Milletler Cemiyeti ve TÜRK Kızılay'ının çalışmalarıyla Ümit Vapuruna binerek 7 gün süren bir yolculuk sonunda 25 Haziran 1922’de İstanbul'a ulaştılar. 7,5 yıl süren esaret bu tarihle birlikte son buldu.

Hepsinin Ruhu Şad olsun..

Alıntı

I. Dünya savaşı Ruslar tarafından ele geçirilen askerlerimiz
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
110 Yaşındaki Şemsi Nine’den Gençlere Hayat Dersi: İşte Asırlık Çınarın Sağlık Sırrı!
110 Yaşındaki Şemsi Nine’den Gençlere Hayat Dersi: İşte Asırlık Çınarın Sağlık Sırrı!
25 KURUŞU OLAN TURNAYI GÖZÜNDEN VURDU
25 KURUŞU OLAN TURNAYI GÖZÜNDEN VURDU