Siyanür aslında bir bileşiktir...

Siyanür aslında bir bileşiktir...
Siyanür aslında bir bileşiktir... Menekşe Yalçın

Siyanür aslında bir bileşiktir...

- C ve N elementlerinden oluşur.

- Uzaktan bakıldığında karbonata benzer.

- Deneyler için genelde toz şeklinde temin edilir...

- Bir şişenin içerisinde durduğu ve temas etmediği sürece kimseye zararı yoktur...

- Ama temas ettiği zaman ppm (part per million) ..

- Milyonda bir seviyesindeki miktarlardan itibaren yaşamı tehdit etmeye başlar. ..

- Çok hızlı şekilde etki ettiğinden dolayı...
Çok çok şanslı iseniz, çok az miktarda aldıysanız..
(100 ppm ve daha az) ve tam teşekküllü bir eğitim araştırma hastanesine yakınsanız ..

- Ve bu alanda deneyimli bir ekibiniz varsa, ..

- Ellerinde amil nitrit varsa (Antidot olarak kullanılır) hayatta kalma şansınız vardır. ..

- Eğer solunum yoluyla aldıysanız o kadar vaktiniz yoktur. ..

- Acıbadem kokusunu burnunuz algıladığı an artık siyanür zehirlenmesine maruz kaldığınızı yada kalmak üzere olduğunuzu bilin...

- Yukarıda bahsettiğim kapsamda bir hastaneye ulaşmak ive müdahale için 8-10 dakikanız vardır.

- Şöyle bir kötü özelliği vardır siyanürün.

- Merkezi Sinir sistemini etkiler.

- Bu nedenle zehirlenmeler çok yüksek oranda ölümle sonuçlanır..

-

- Peki Altınla Siyanürü bir araya getiren şey nedir?..

- Altının en büyük özelliklerinden bir tanesi doğada bileşik yapmadan saf hale yakın bulunmasıdır...

- Filmlerde dere yataklarında ellerinde elekle altın arayanları hatırladınız değil mi?

- İşte o abiler altının saf olarak dere yataklarında, toprağın içindeki elle tutularak, gözle görülebilen boyutlardaki halini ararlar...

- Altının büyük parçalı olmayan, ufak tanecikli hali ise, ...
Altın yataklarının içerisinde milyonlarca ufak parça halinde geniş arazide toprağın derinlemesine bulunur..

. - Şöyle düşünün, tonla toprak var ve içinde küçük boyutlar/ağırlıklarda altın cevheri bulunuyor.

- Bunu tek tek elle bulabilmek imkansıza yakındır...

- Siyanür burada devreye girer. Ne yazık ki şöyle bir özelliği vardır siyanürün.

- Siyanür, tıpkı kesme şekerin sıcak çayın içerisinde karıştırıldıkça kaybolması gibi...

- İçinde altın olan toprağı siyanürlü su ile yıkadığınızda toprağın içindeki altını ..
- (basit dille söylüyorum) katı halden sıvı hale getirir ve çözeltinin içine alır...

- Siyanürlü o çözelti çok yüksek oranda altın barındırır.

- Sonra o çözeltiye klor gazı verdiğinizde altın çözeltinin içinde katı halde çöker...

- Sonra kurutup, külçe haline getirip piyasaya sürersiniz.

Buraya kadar süper.
Esas sorun burada başlıyor. ..

- Zira binlerce ton toprağı yıkayacak kadar çok elinizde siyanürlü suyun (çözeltinin) olması gerekir.

- Bunun için çoooook geniş ve çooook derin bir siyanür havuzunun olması lazım...

- O nedenle altın madenine yakın bir yerde tıpkı şu an
Çanakkalede olduğu gibi doğanın anasını ağlatıp, ...
Benden sonra tufan deyip geniş bir havuz kazarsınız..

- Madenin ve hacminizin büyüklüğüne göre değişmekle birlikte çapı 200-250 metre,
derinliği 60-70 metredir.

- Boğaz köprüsünün denizden 67 metre yüksekte, bir futbol sahasının 105 metre olduğunu da belirteyim...

- O siyanürlü çözeltinin bulunduğu havuz mutlaka açık havada olmalıdır.

- Zira bu zehiri yine doğa ana sayesinde bertaraf ederiz.

- Siyanürlü çözeltiyi güneş ışınlarına maruz bıraktığınızda UV ışınları CN yi parçalar ve görece daha az zararsız hale gelen bir çözeltiniz olur...

- Peki sorun ne mi? Sorun şu güzel kardeşim.

- O kazdığınız havuzun altını,

- O suyun yeraltına sızmaması için branda gibi bir izolasyon malzemesi ile kaplarsınız...

- O branda da toplu iğnenin ucu kadar dahi sızmanın olmaması gerekir. ..

- Hele ki FAY HATTININ HİÇ OLMAMASI GEREKİR. OLURDA DEPREM OLURSA ...

- O aşağıdaki bez hem üzerinde suyun ağırlığı hem de depremin etkisi ile yırtılabilir...

- O yırtığın sebep olduğu sızıntıyı en iyi ihtimalle 1-2 saat sonra farkedebilirsiniz.

- O da her an ölçüyor olmanız şartı ile ve deprem esnasında o civardaki görevlilerin sağ ve işinin başında olup, oraya müdahale etmek için hazır olması şartıyla geçerlidir..

- O siyanür havuzunu yaparken aslında baraj yapıyormuşcasına alt yapı ile yapıyor olmanız gerekir..

- Birde aşırı yağış ve sel gibi riskleride unutmayalım.

- O baraj taşmamalı...

Zira esas tehlike o havuzun (Allah muhafaza) taşması-yıkılması veya asla farkedilemeyecek boyutta sızıntı ile (her gün sadece 200 litre sızsa) yer altı sularına,bitkilere,hayvanlara ve toprağa karışmasıdır...

- Siyanür zehirlenmesi direk olmasa dahi, farklı zehirlenme/ rahatsızlıklara sebep olacağı ve ana etkenin siyanür olduğu ancak otopsi vb durumlarda ortaya çıkması mümkün olacağı için ..

- Çevredeki insan – doğa hayatındaki farklı sebeplerdenmiş gibi görünen ölümler uzun süre farkedilmeyebilir...

- Peki bu siyanürden başka yöntem var mıdır altın üretmek için? Vardır! ..

- Hem de 1 den fazla. Ama daha maliyetli ve daha PAHALIDIR ..

- Ama özet şu, değil 1 kilo 100 ton altın bile, bir insanın saçının telini geri getiremez...

- En son Romanya da bu yazdığım risk gerçekleşti ve siyanür havuzu hasar gördü...

- Çernobilden beri Avrupa da yaşanan ekolojik felaket olarak tarihe geçti.
- 50 km çapındaki alandaki tüm doğal hayat sona erdi. Bu rakam da resmi açıklamalar...

- Uluslararası maden kanuna göre bir hacim kayada 10 Gr altın bulunduğu takdirde buna izin veriliyormus..bizde ki 0.6 Gr!

Siyanür aslında bir bileşiktir...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
110 Yaşındaki Şemsi Nine’den Gençlere Hayat Dersi: İşte Asırlık Çınarın Sağlık Sırrı!
110 Yaşındaki Şemsi Nine’den Gençlere Hayat Dersi: İşte Asırlık Çınarın Sağlık Sırrı!
25 KURUŞU OLAN TURNAYI GÖZÜNDEN VURDU
25 KURUŞU OLAN TURNAYI GÖZÜNDEN VURDU