ANTİK YUNAN SANATINDA ESTETİK

ANTİK YUNAN SANATINDA ESTETİK
ANTİK YUNAN SANATINDA ESTETİK Handan Taşgın

 

Estetiğin ilk defa Antik Yunan’da ele alındığı ve üzerine düşünülüp üretildiğini dile getirmek Batı-Merkeziyetçi bir tarih ve felsefe anlayışının bir yansıması olacaksa da Ege ve Anadolu coğrafyasında ilk defa Antik Yunan’da estetiğin kodifikasyonu üzerine sistematik çalışmalar yapıldığını, bu güne kadar öznel olarak ele alınan bu kavramın ilk olarak genel geçer anlamda nesnelleştirilmeye çalışıldığını görmekteyiz.

Estetik teorisine ilk büyük katkıların Antik Yunan filozoflarından geldiğini görüyoruz. Antik Yunan felsefesinin temel düşünce kaynağını oluşturan Platon ve Aristoteles ile Platon ekolünün takipçisi Plotinos konu üzerine eğilmiş en önemli düşünürler olarak karşımıza çıkar. Platon’un Diyaloglar’ı bize en sık şekilde düşünürün etik açıdan iyi olanla ilgili fikirlerini yansıtırken Platon’un aslında mutlak güzelliği tanımlamanın arayışında olduğunu görüyoruz. Platon’un yazınındaki güzellik kavramı Sokrates tarafından kusursuz olamayacağı düşüncesiyle reddedilirken Platon estetiğe de tıpkı ilgilendiği diğer kavramlar gibi, mağara ve gölgeler teorisi çerçevesinde eğilir. Güzellik Platon’a göre maddeler dünyasında var olan şeylerin bir özelliği olamaz. Bunlar olsa olsa bir kavram olarak anlaşılabilecek olmaktan uzak nihai güzelliğin birer yansımasından ibarettir. Biz insanların ise bu kavramı algılaması ancak bizim algılayabileceğimiz, bir mağara duvarındaki yansımaları ile söz konusu olabilir.

Her ne kadar Aristoteles güzellik ve estetiği Platon’un aksine olguların birbirleri ile simetrisi ve uyumu sayesinde ulaşılabilir bir değer olarak algılasa da güzel sanatlara uygulanışlarını irdelememiş; edebiyat ve özellikle de şiirin estetiğin ve “iyi” olarak tanımlanabilen her şeyin vücuda gelmiş hali olan güzelliğin bir tanımlanması olarak algılanabileceğini savunmuştur. 3. yüzyılda yaşamış olan Yeni Platoncu düşünür Plotinos Aristoteles’in estetik hakkındaki fikirlerini bir adım öteye ve görsel sanatların sınırları içine taşıyan kişi olmuştur. Ona göre, Aristoteles’in görüşlerinde olduğu gibi “iyi” olanın şekil bulmuş hali olarak “güzel” tek başına yeterli değildir. Çirkin olan, bilinç ile şekil verilmemiş olandır ve bu şekillendirilmemiş olanın bilinç ve irade ile işlenmesiyle ancak “güzel” olana ulaşılabilir.

Platon’un estetiği bağlamında, güzelliğin daha yüksek erdemlerin birer yansıması olduğu düşüncesinden hareketle kalos kagathos (καλὸςκγαθός) yani “güzel davranış” kavramının sanatta 7. yüzyılda vücuda geldiğini görüyoruz. MÖ 7. ve 6. yüzyıllarda Antik Yunan heykeltraşlığında ortaya çıkan kouros (κοῦρος) formu atletik gücünün zirvesinde, genç erkek formunun idealleştirilmesinin bir ürünüdür. Anatomik açıdan oldukça iptidai olmakla birlikte şematik olarak betimlenen gerilmiş kasları, sıçrama ve harekete hazır bir adımı ileri atar görünümdeki duruşu ve yüzündeki “arkaik gülümseme” olarak tanımlanan tebessümü ile kouroslar ideal güzelliğin bir tezahürüdür.

ANTİK YUNAN ESTETİK
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İNSANLIK DIŞI KEKEMELİK DENEYİ!
İNSANLIK DIŞI KEKEMELİK DENEYİ!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarını onayladı: 14 general ve amiral bir üst rütbeye yükseltildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarını onayladı: 14 general ve amiral bir üst rütbeye yükseltildi