Kore'de isimler genelde iki ismin birbiriyle rastgele karıştırılması suretiyle oluşturuluyormuş biliyor musunuz ?

Kore'de isimler genelde iki ismin birbiriyle rastgele karıştırılması suretiyle oluşturuluyormuş biliyor musunuz ?
Kore'de isimler genelde iki ismin birbiriyle rastgele karıştırılması suretiyle oluşturuluyormuş biliyor musunuz ? Handan Taşgın

Kore'de isimler genelde iki ismin birbiriyle rastgele karıştırılması suretiyle oluşturuluyormuş biliyor musunuz ? Bizde hani hem annenin hem babanın isminden alınan hecelerle oluşturulan isimler gibi.
Mesela anne; Sara, baba; Metin, çocuğun adı; Samet
Anne Sinem, baba Erkan, çocuk Ersin
Anne Ayşe, baba Erhan, çocuk Ayhan
Anne Hülusi, Baba Yakup, çocuk Hülya :D gibi..
Anne Isis, Baba Ra, çocuk İsra
Anne Rahel, Baba İshak, çocuk İsra 
Anne Ra'le, Baba İsmail, sonuç gene İsra 
Anne Saraİsvati, Baba BRAHma, sonuç İsra 
Anne Ro/a xana, Baba İskandar, sonuç İsRa 
Bir de diyorlar ki mitolojide anlamı 'Tanrıyla güreşen' , yok öyle birşey .
Hz. İshak'ın oğlu Yakup adının hikayesinde; ibrani kaynaklarda, Yakup'un gözleri yaşlılığından dolayı çok seçemeyen babası ishak'ı kandırıp, kardeşiymiş gibi davranarak babasının kavminin yönetimini kendisine bırakmasını sağladığı ve 'Yakup'un "yerine geçen", "yerini alan" anlamına geldiğine dair bir söylence var.
İsra-el'in anlamı açık işte; Isis ve Ra'nın çocuğu ..
Tahrif, tahrif, nereye kadar gizleyeceksiniz ? 
** Bu arada 'Lam' hecesi 'dayak atmak' anlamına geliyormuş Arapça 
Şimdi " İs" ekinin Isis'ten gelen anlamını kavradığımıza göre yüce dinimizin ismi ne anlama geliyor olabilir ?
Tarihin o karanlık döneminde öldürülen, aşağılanan, toprak altına gömülen o Anne'nin,
Yani ' Isis'in Dayağı' gibi bişey mi ?
Bak sen Allahin hikmetine ? 

İs-Rail söylencesine göre İbrahim peygamberin Mısırlı bir köle olan Hacer'den olacak çocuğunun ismini İshmael koyması Allah tarafından rüyasında vahyediliyor. Daha sonra Hacer ve İsmail bölgeden göçtükten sonra İsmail Ra'le adinda bir kadinla evlilik yapiyor ve bizim peygamberin soyu işte ona dayanıyor, fakat Hacer Arap soyundan olduğu için Tevrat kaynakları İsmail'in seçkinliğini reddediyor. Onun yerine İbrahim'in daha sonra karısı Sara'dan olan oğlu İs-hak'ın soyunu seçkin kabul ediyorlar. İshak'ın karısının ismi Rebecca ( Ra/Re ikisi de aynı sembol ) İki oğulları var biri Esau ( İsa) diğeri Yakup. Aslında İshak kavmin yönetimini İsa'ya devredecekken Yakup'u daha çok seven anneleri Rebecca'nın da dalaveresiyle yönetim Yakup'a geçiyor ve bu seçilmiş soy söylencesi tam da burada hükmünü kaybediyor bence. İşte İshak'ın oğlu İsa'nın akıbetine dair ne Tevratta ne İncilde bir bilgi yok. Zincirin devamı için Yakup'un değil, Esau ( İsa) 'nın gene isminde Ra/Re hecesi bulunan bir kadınla evlilik yapması gerek fakat kardeşinin yerine geçen Yakup muhtemelen bu şifreyi çozecek zeka dnasını tasimadigi icin kurala riayet etmiyor, dolayisiyla temsil ettigi soy da seçkinliğini kaybediyor. Muhtemelen sonraki nesillerde Yahudiler arasinda bu sifreyi farkeden birileri cikmis ki o gün bugün 'kayip İsrail soyu' arayip duruyorlar dört yanda. Bu bizimkilerin yaptiği Rabia isareti de bunu temsil ediyormus zaten. Ilk dört taneyi bulmuslar, beşinci kayipmis.
Bu durumda Tevrat ve İncil'de yok saydıkları İsmail'in Ra'le'yle yaptigi evlilikten gelen soyun da kutsal kabul edilecegini kendileri de farketmiş olmalı.
Kutsal kabul edilen genin Irkla ilişkili bişey olmadığını da..

 Bizde Yatsı Namazı'nı sembolize eden vaktin Arapça ve Ingilizce'de Isha şeklinde telaffuz edildiğini yazmıştım geçen gün. Hatta bu i'sha ingilizce'de bildiğimiz Ayşe şeklinde telaffuz ediliyor. Eski Arapça ve Ingilizce'de tam karşılığı yok. Kelime Ibranice'de 'kadın' anlamına geliyormuş. Osmanlıca'da 'Isha' şekliyle bulutsuz, berrak gökyüzü, diğer bir anlamı Işıma/yayılma. Temel olarak aynı Hindistan'daki Surya Namaskar yani 'güneşi selamlama' ritüeline ait terimler Arap literatürüne de bire bir geçmiş. Fecr, Zuhr, Asr, Magrib ve Isha. Beş vakit namazın Arabistan'daki isimleri ve bizdeki gibi zaman dilimlerini degil Hindistan'daki yoga rituelindeki gibi Güneşin durumlarini tanimlayan isimler.
Isha, Osmanlica soyleyişiyle IŞ'A; şualanma, Işıma anlamı taşıyor ki bizdeki Işık kelimesinin de, Aşk kelimesinin de kökü bu hece.
Yunus Emre Insanı tanimlarken 'Işksız adem hayvan olur, hayvan öğüt bilir değil' der. Yani insanı hayvandan ayıran Ana özellik Işık sahibi olmakla Aşk duygusu taşımakla doğrudan bağlantılı.
Is: Sahip, İs: Işık anlamı taşıyorsa 'Isis' kelimesi 'Işığın Sahibi' anlamına gelen bir sembol demektir Mısır kültünde.

Ben O’yum, cennetle yerküreyi ayıran, insanlara gizemi anlattım. Yıldızlara giden yollarını gösterdim onlara. Güneş’e ve Ay’a giden rotayı emrettim. Ben nehirlerin, rüzgârların ve denizin kraliçesiyim. Erkekleri ve kadınları bir araya getirdim. Ben insanoğluna yasaları verdim ve hiç kimsenin değiştiremeyeceği şekilde düzenledim. Altından ve gümüşten daha güçlü bir adalet sağladım. Doğrunun güzel olarak algılanmasını sağladım. Ben “O”yum, kadınların tanrıçası.. Ben, İsis, hep olanım ve hep olacak olan; hiçbir ölümlü insan peçemi açamamıştır daha. Getirdiğim meyve güneştir.”
* Heredot, Eflatun hatta Musa Peygamberin de eğitim gördüğü, ruhun inisiye olup erginliğe ulaşmasıyla tamamlanan ezoterik bilginin öğretildiği Mısır Sais Tapınağı girişindeki Isis heykelinin altında yazan metin.
Hikaye malumdur: Mısır’daki İsis Tapınağında tanrıçamızın yüzü örtülü bir heykeli vardır ve heykelin altında, “Benim peçemi hiçbir ölümlü açmamıştır,” yazmaktadır. İnisiye olmak isteyen adaylar bu heykelin önüne getiriliyor ve uyarılıyorlardı: Geri dönmek için son şansınız, eğer dünya menfaatleri bulmak için geldiyseniz çıldırarak öleceksiniz eğer gerçeği arıyorsanız, İsis’in peçesi size açılacaktır.
Kutsal ışığın kaynağını, Kadını sembolize eden, semavi dinlerin temelini atan Mısır Kültünün sembolü olan bu kadın figürünün " peçe ", "örtü" tabiriyle anılması erken dönem tarihinde semavi kitaplardan çok çok önce kadın için 'örtünme'yi gündeme getirmiştir. Sümerlerde misal önceleri kadın ve anne kutsal sayılır, tecavüze ağır cezalar uygulanırken kadının geri plana itildiği ilerleyen dönemde Tecavüze uğrayan kadın öldürülerek cezalandırılmaya başlanmış. Lanetlediklerini de öldürmüşler, kutsal saydıklarını da. Bir şekilde öldürmeye mazeret üretilmiş yani hep. Bir kesim kutsal kadınları örterken bir kesim toplumdan ötelediği kadınları örtünmeye zorlamış, korkunç işkence yöntemleri kullanmışlar bunun için.
Dolayısıyla Isis'in peçesiyle ilgili sırrı bir türlü soyut olarak muhakeme edemeyen , gerekli zihinsel yetkinliğe kavuşamayan toplumlar yol açmış soyut bir kavramın, bir metaforun somuta dökülmesine .
Isis'in sırrı budur işte, Kadının 'yaşamın esas, asıl, ANA' kaynağı oluşudur.
Akıl evrimini tamamlamış gerçek bir insanın kadın türü Isis, erkek türü Ra ile sembolize edilmiştir. Onları tanrısallaştıranlar akıl evrimini henüz tamamlayamamış İnsanın hayvani eğilimleri olan Primat formlarıdır. Evrimini tamamlamış gerçek insanın kadın ve erkek türünden gelen sağlıklı insan genotipi geleceğin nitelikli, üstün zihinsel yetenekli türünü ortaya çıkaracaktır fakat öğretiyi tam olarak idrak edecek zihinsel olgunluğa erişmeyenler durumu ters anlayarak kendi soylarını Tanrısal kılmak, güya halkın düşük genlerinden kendilerini korumak için aile içi evliliklerle sahip oldukları gen kalitesini de primat düzeyine düşürmüştür. Aklın evrimini sağlayan, primatların genlerini bir sonraki nesle düzeltip geliştirerek aktaran şifre kadın genetiğinde gizlidir.
Tarihte bu yetkinliğe ilk erişmiş toplum da kadına ve Anneye kutsallık biçerek iradesini özgür kılan, gen kalitesini yükseltmiş olan, doğanin ilkesini kavrayan, bugün 'temel, esas, gerçek' kavramlarını karşılayan kelimeye, Anaya halen Ana diyen, Kutsal Ana figürleriyle dolu Anadolu'ya ilk Anadolu diyen Türklerdir.
İs/ Ra/ el kavramini bugün yahudiler icin kutsal yapan Isis ve Ra'nın Tanrisal soyu temsil eden, Israilogullarinin annesini asagiladigi icin kendi topraklarindan sürdüğü İs-hmael ve Ra-le 'nin soyundan geldiği icin kendi toplumunda üstün gen tasidigi kabul edilen biri bu kendine Tanrisallik vasfeden topluma yok sayilan annenin Lanetini temsil eden İs'lami, 'Isis'in Dayagi' ni getirmistir.
Tarih boyunca sirf bu mantiği kavrayamadigi icin çıldırmış bir insan genotipinin nesil artıklarısınız yani.
Peçe açılmıştır. Dağılabilirsiniz.

Is-mail ve Ra-lenin soyunun devami olan Haşimogulları sulalesinden gelen peygamber, Araplarda Tanrısal kabul edilen sulalenin yönetimini yürüten amcası Ebu Leheb kendisine 'Allah katında kendisinin pozisyonunun ne olduğunu' sorduğunda 'hic kimsenin Allah katında bir ayrıcalıği olmadığıni' söylediği için sülalenin desteğini kaybetmiş ve hayati tehlike altina girmişti. Yani Arapların o dönemki din algısına itiraz etmemiş olsa kolelerle, cariyelerle her türlü haremlik saltanatı zaten kurgulayabilir durumdaydı. Yeni bir din ilan etmesine gerek yoktu. Amcasına ettiği bedduayı iceren 'Tebbet' suresi bunu anlatır. Der ki 'Ebu Leheb'in elleri kurusun' Buradaki 'el', 'soyu' kurusun , 'kavmi, zenginligi, imtiyazı' kurusun anlamindadır. Tanrı anlamı taşımaz. Aynı Is-Ra-El'in içindeki El gibi.
Bu doğrultuda peygamberin ölümünden sonra İslamin yönetim kadrosunu elinde bulunduran bu zengin ve köklü Seyyit soyu İslam dininin değil Arap toplumunun önceki inanc stilini yansıtan Tanrısal Is/Ra soyu inancının devami niteligindedir ve içinde kendisinin de bulunduğu bu soyun Allah katinda bir imtiyazinin olmadigini söyledigi için kendi topraklarinda zulüm gören peygamber kendi soyundan bu inanc stiline sahip olanlari dahi lanetlemiştir.
Insanligin 'Gerçek İs-lam'ın neyin sembolü olduğunu algılayacak idrak düzeyine erişmesi için de onlara zihinsel kondisyonu yükseltmeye yarayan bir meditasyon yontemi olan 'surya Namaskar Yoga' ritüelini öğretmiştir. Normal sartlarda tam bir teslimiyet ve inanc duygusuyla icra edilse üçüncü göz denen kavramı açıp primatları normal insanlarin düzeyine getirecek Namazı dahi kendi usulüyle icra etmeyen bu türler peygamberin ölümünden sonra da toplumsal yasalari yeniden hormonlari ve işkembeleri dogrultusunda kendi menfaatlerine yontarak sunmayı basarmıştir.
Işıl Salihoğlu 

 

Kore
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İNSANLIK DIŞI KEKEMELİK DENEYİ!
İNSANLIK DIŞI KEKEMELİK DENEYİ!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarını onayladı: 14 general ve amiral bir üst rütbeye yükseltildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarını onayladı: 14 general ve amiral bir üst rütbeye yükseltildi