SIVI SABUN BİLEŞİMDİR SABUN DEĞİLDİR! KALIP SABUN BİZE UNUTTURULDU !!!

SIVI SABUN BİLEŞİMDİR SABUN DEĞİLDİR!  KALIP SABUN BİZE UNUTTURULDU !!!
SIVI SABUN BİLEŞİMDİR SABUN DEĞİLDİR!  KALIP SABUN BİZE UNUTTURULDU !!! Handan Taşgın

 

Görünen o ki sabun kullanımı konusunda da uyutulduk ve bizi sakata getirdiler.Ne çok ta uyumuşuz be...!Hiç sorgulamadan araştırmadan herşeye dan diye atlıyoruz.Yaklaşık bir haftadır likit sabun kullanımını kestim ve el sabunu koydum banyo lavaboma.Sabah kalktığınızda el sabunuyla yüzünüzü yıkayın da farkı görün kardeşlerim.Cildiniz parlayacak ,gerilecek ve rahatlayacak.

Öyle iki saat durulama derdi de yok .Mis gibi ve gıcır gıcır.

Sabunu bırakıp sıvı sabunlara geçmemiz için bize verilen SÜBLİMİNAL mesaj şuydu;”Sabunlar mikropları içine çeker ve mikrop barındırır.”Uzmanların dediği de şu;”Eller yıkandıktan sonra sabun akıtılıp konmalı,akıtılmaz da köpüklü halde konursa o köpükler bakteri barındırabilir.”Evet bu mantıklı.Mikrop çekiyor diye diye bıraktırdılar bize.Zaten bu deterjanlar yüzünden kanser bu kadar hortladı.Sağım solum önüm arkam deterjan.Evde doğal bulaşık ve çamaşır deterjanlarımızı yapıyoruz artık,çok şükür.Bir de likit sabunlardan kurtulduk mu bayağı iş başarmış olacağız.Gelelim sıvı sabunların tahribatlarına..

Likit sabunlar kimyasal yağ asitlerine sülfat bazlı köpürtücüler eklenerek hazırlanan bir tür kimyasal deterjandır.Kullanımla cildi kurutur ve ciltte oluşan çatlaklardan kimyasal maddeler vücuda girerek kana karışır.Ankara Onkoloji Hastanesine yapılan başvurularda son dört yılda cilt kanseri oranlarının yüzde 94 oranında arttığı tesbit edilmiştir.

Sıvı sabunların içeriğindeki TRİKLOSAN adlı kimyasal, elimizdeki faydalı bakterileri de öldüren bir maddedir.Cilt florasını bozar,kas ve iskelet sistemini bozar ayrıca da kanserojendir.Çocuklarda alerjinin artmasının en baş sebebi likit sabunlardır.Egzama şikayetleri de buna dahil.Ben derim ki bu likit sabunlardan kurtulmanın vakti geldi de geçiyor..!!El sabunlarını hayatımıza sokmanın vaktidir artık.Bildiklerimizle amel edelim bilmediklerimiz için de çaba sarfedelim inşaallah.

alntı

SIVI EL SABUNLARININ ZARARLARI !!!

Bakterilerden korunacağım derken kanser olmayın. Prof. Dr. Rasim Küçükusta, “Antibakteriyel sözüne kanmayın; sabun alırken içeriğine bakın” dedi ve ekledi:Söze başlamadan önce Sıvı sabunların yapısı itibariyle kimyasal bir bulaşık deterjanından bir farkının bulunmadığını belirtmek isterim.Bazı aileler ‘eski usül’e yani katı sabun kullanımına dönüyor. Genellikle de hoş kokan, nemlendirici özelliği bulunan ürünleri tercih ediyor. Oysa bilinenin aksine; bu tarz sabunlar içindeki maddeler itibariyle çamaşır deterjanlarına eşdeğer nitelikte. Üstelik katı sabunların bir kısmının içinde de domuz türevi hammaddeler kullanılıyor. Konunun ayrıntısını Kudret Hanım anlatıyor: “Katı sabunlardaSodium/Potassium tallowate diye bir sabun yağı var. Bu hayvansal da olabilir, bitkisel de. Eğer hayvansalsa domuzdan elde ediliyor. Piyasada ‘İçinde domuz ve domuz katkı maddeleri kullanılmamıştır’ diye özelikle belirten markalar var. Eğer böyle bir ibare yoksa aldığımız üründe domuz katkısı olduğunu düşünebiliriz. İçinde gliserin de var. ‘Gliserin bitkisel mi hayvansal mıdır?’ derseniz Türkiye’de kullanılan gliserinlerin hayvansal olmayacağını düşünüyorum. Çünkü bu madde sabundan da elde ediliyor. Ülkemiz çok büyük bir sabun üreticisi. Ama tedbiri de elden bırakmamak lazım.” Özellikle soğuk baskı yöntemiyle elde edilen bitkisel yağlı sabunları tavsiye eden Kimya Mühendisi Betül Şahin el sabunlarına temkinli yaklaşılmasını tavsiye ediyor: “Sabunların sertliğini, köpüğünü artırmak için hayvansal yağlardan faydalanılıyor. Bunların içinde domuz yağı da var. Ayrıca bu tarz yağların içinde tarım ilaç kalıntıları bulunabildiği için toksik (zehirli) olma riski de mevcut.”

Antibakteriyel, anneler için adeta sihirli bir kelime. Bunlar sayesinde çocuklarını mikroplara karşı koruduklarını zanneder diyen Prof. Dr. Rasim Küçükusta, “Oysa bu ürünlerin günlük hayatta kullanılması düşündüğümüz kadar faydalı değil” dedi.

‘Doğal’ diye satılan ürünler ne kadar doğal, sağlıklı; bunun kontrolü Türkiye’de ne yazık ki yapılmıyor. Sadece Sağlık Bakanlığı ‘sağlık’ ibaresinin kullanılmasına izin vermiyor. Ama isteyen herkes imal ettiği ürününe ‘doğal’ diyebiliyor. Dolayısıyla benzer sorun katı sabunlarda da karşımıza çıkıyor. ‘Doğal Zeytinyağlı’, ‘Yüzde yüz zeytinyağlı’ yazan ürünlere de mesafeli durmak lazım. Çünkü bu şekilde tanıtımı yapılan sabunlar tam bir kimyasal harikası. Tabi, içeriğinde kullanılmış zeytinyağını saymazsak! Peki, alacağımız bir sabunun doğallığını nasıl anlayacağız? Cevap Livaoğlu’ndan: “Doğal bir sabunun etiketinde okuyabileceğimiz maddeler; su, doğal yağlar (badem, defne, papatya ve benzerleri), NaOH (sabunlaştırıcı), tuz (NaCl) ve gliserin olabilir. Doğal sabunun tek sorunu PH’ı 9’dur. Suyla durulandığında bu 7-7,5’e iner. Cilt biraz uyum sorunu yaşar, hafif kurur. Ama kısa zamanda nem oranı dengelenir. PH’ı ayarlanmış sabunlar var; ama onlar bunu zararlı kimyasallarla yapıyor.”

Antibakteriyel sabunlarda mikropları önlemek için kullanılan triklosan maddesinin kas fonksiyonlarını ve iskelet yapısını olumsuz etkilediği ortaya çıktı. Triklosanla ilgili bulgular büyük endişe yarattı.
Mikrop bulaşmasını önlemek veya azaltmak için özellikle antibakteriyel sabunlar, diş macunları, deodorantlar, tıraş losyonları ve kozmetiklere katılan ve sağlık üzerine pek çok olumsuz etkileri olan triklosanın kas ve iskelet fonksiyonlarını da olumsuz etkilediği ortaya çıktı. Proceedings of the National Academy of Sciences isimli tıp dergisinin son sayısında yayımlanan araştırmada, fare ve balıklar üzerinde triklosan maddesinin etkileri test edildi. Triklosana maruz bırakılan farelerde kalp fonksiyonlarında 20 dakika içinde yüzde 25 ve kol kavrama kuvvetinde 1 saat süreyle yüzde 18 azalma olduğu belirlendi.
TRİKLOSAN NEDİR?
Triklosan, mikrop bulaşmasını önlemek veya azaltmak için özellikle antibakteriyel sabunlar, diş macunları, deodorantlar, tıraş losyonları, kozmetikler ve başka pek çok ürüne katılan bir maddedir. 40 yıldan beri kullanılan triklosanın yan etkileri 2000’li yıllarında yapılan araştırmalarla ortaya çıktı.
Maddenin zararları şöyle:
– Klorla birleştiğinde kloroform gibi kanserojen maddelerin oluşmasına neden oluyor.
– Bakterilerin antibiyotiklere karşı direnç kazanmasına sebep oluyor.
– Hormonlar üzerinde bozuçu bir etkisi, ayrıca vücuttan atılmaları çok yavaş olup tabiatta da çok uzun süre kalıyorlar.
– Çocuklarda alerji ve egzamaya neden olabilir.
Gıda Mühendisi İsmail Erbay’ın Makalesi

SIVI SABUN BİLEŞİMDİR SABUN DEĞİLDİR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İNSANLIK DIŞI KEKEMELİK DENEYİ!
İNSANLIK DIŞI KEKEMELİK DENEYİ!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarını onayladı: 14 general ve amiral bir üst rütbeye yükseltildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarını onayladı: 14 general ve amiral bir üst rütbeye yükseltildi