Toltek bilgeliği - Dört anlaşma:

Toltek bilgeliği - Dört anlaşma:
Toltek bilgeliği - Dört anlaşma: Handan Taşgın

1. Sözünüzü özenle seçin.

Birinci anlaşma, kullandığınız sözcüklerde kusursuz olabilmenizdir. Söz sadece bir ses yada yazı sembolü değildir. Söz bir güçtür. Kendinizi ifade etme ve iletişim kurma gücüdür. Sözle düşünürsünüz. Düşünmekte kullandığınız sözlerle yaşamanızdaki olayları yaratırsınız. Söz, insan olarak sahip olduğunuz en güçlü araçtır. Ama iki yanı keskin kılıç gibi, sözünüz en güzel rüyayı yaratabilir, etrafınızdaki herşeyi de yok edebilir. Kılıcın bir yanı sözün kötüye kullanımıdır. Bu kullanım cehennemi yaratır. Diğer yanı ise, mükemmel kullanımıdır. Bu da güzellik ve dünyadaki cenneti yaratır. Size atılan olumlu çapaları dikkate alarak yeni anlaşmalar yaratmak önemlidir.

2. Kişisel Algılamayın.
Etrafınızda olup biten hiçbirşeyi kişisel algılamamaktır. Kişisel algılamak, ancak söylenen şeye katılmakla mümkündür. Söylenen şeyle anlaşma yaptığınız anda, zehir zihninize yayılır. Bu tuzağa düşmenizi sağlayan şey, bireysel önemlilik denen şeydir. Bireysel önemlilik yada kişisel algılamak bencilliğin en üst düzeydeki ifadesidir. Çünkü herşeyin kendimizle ilgili olduğunu varsayarız. Bir şeyi kişisel algıladığımızda, onların bizim dünyamızın nasıl olduğunu bildiklerini varsayarız. Kendi dünyamızı onların dünyasına empoze etmeye çalışırız. Biri size “ becerikli değilsin “ dese bile, bunu kişisel algılamayın. Çünkü gerçek şu ki, bu kişi kendi duygu, düşünce ve inançlarını ifade ediyor. Size beslenen “duygusal çöplüğü” kabul etmeyin. Başkaları sizi incitmez, siz buna izin verirsiniz ve yaralarınıza dokunduğu için incinirsiniz.

3. Varsayımda Bulunmayın.
Üçüncü anlaşma varsayımda bulunmamaktır. Herşeyle ilgili varsayımlarda bulunma eğiliminiz vardır. Varsayımlarda bulunmamın problemi, varsayımların gerçek olduğuna inanmanızdır. Varsayımda bulunduğumuz herşeyde problemlere davetiye çıkarırız. Varsayımda bulunuruz, yanlış anlarız, kişisel algılarız, kocaman bir dram yaratırız. Yaşamımızdaki üzüntülerin ve dramaların kaynağında kişisel algılamak ve varsayımlarda bulunmak vardır. İnsanlar arasındaki güç ve kontrol mücadelesi varsayımlarla ve kişisel algılamalarla ilgilidir. Varsayımlarla ve kişisel algılamalarımızla çok miktarda duygusal zehir yaratırız, varsayımlarla ilgili dedikodular yaparız. “Zannetme, farzetme, sor “ İfadesi ile yeni bir anlaşma yaparak varsayımlardan kurtulabiliriz.

4. Daima Yapabildiğinin En iyisini Yapın.
Bu anlaşma, diğer üç anlaşmanın kalıcı alışkanlığa dönüşmesini sağlayan anlaşmadır. Dördüncü anlaşma ilk üçün aksiyonudur. Her koşul altında, daima en iyisini yapın, ne daha fazla, ne daha az. Ama şunu hatırlamanızda fayda var. An her an değiştiği için, asla “ en iyiniz “ olmayacaktır. Kalitesi nasıl olursa olsun, “ en iyiniz” i yapmaya özen gösterin. Yapabildiğiniz daima en iyisini yaptığınızda harekete geçersiniz. Her eylemi, her hareketi, her çabayı zevk aldığınız için yaparsınız, bir ödül beklediğiniz için değil. Yapabildiğinizin en iyisini yaptığınızda sözlerinizi özensiz kullanma, kişisel algılama ve varsayımlarda bulunma alışkanlıklarınız gittikçe zayıflayacaktır.

-Don Miguel Ruiz

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İNSANLIK DIŞI KEKEMELİK DENEYİ!
İNSANLIK DIŞI KEKEMELİK DENEYİ!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarını onayladı: 14 general ve amiral bir üst rütbeye yükseltildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarını onayladı: 14 general ve amiral bir üst rütbeye yükseltildi